Gürleyen şelaleler bir yürek patlaması
Çağ ötesini görmek ufuktan atlaması
Kabına sığmayarak kendinden fırlaması
Aksiyon içerenler elinde filaması
Yürek yangınlarından aya düşer haleler
Köpük köpük açarken berrak suda laleler
Salât ve selam sana, ey nur-u dilara!
Hicranın aleviyle, vuslat hangi bahara?
Özlemin kalbimizde, dalga dalga yayılır.
Sensiz geçen saniye, yıl hükmünde sayılır.
Gün geçtikçe hicranın, sarar bütün bağrımı,
Hicaz’a uçan kuşlar, alın benim çağrımı,
Sabah erken olanda,
Gün bacaya dolanda,
Dağlar taşlar haykırıp,
Aşkım seni bulanda
Haydi, güzelim haydi
HAVA
I
Bir an seni almazsak nice olur halimiz
Sararır gül benzimiz durur tatlı dilimiz
İçime hüzün dolar her ekim sabahları
Bir eziklik altında gönlümün tüm ahları
Sanki şair ayıdır hüzün hüzün içinde
Bir kederli bekleyiş sarı güzün içinde
Güneşin renklerinden bir tutam sevgi sunsan
Bir çocuğun başına o sevgiyle dokunsan
Güneş yeniden doğar o saçların telinde
Hayat güneşten renkli bir çocuğun elinde
Deniz meltemleriyle ılgıt esen gönüle
Asırlar var ki özlem azalmak nedir bilmez.
Giden yolcu yolundan bir daha geri dönmez.
Geçse de hayli zaman hicran ateşi sönmez.
Hicretin hasretinde,
Derinden de derinde,
Umutlar gözlerinde,
Dünyanın bütün nimeti Yaratan verir kudreti
Arzda kurtlar, arşta kuşlar O'nun en güzel hikmeti
08.10.2014
Tolga fakültenin koridorunda hızlı hızlı koşuyordu. Sınava geç kalmıştı. Tam amfiye girecekken, acelecilik ve dikkatsizliğiyle koridordaki kalabalığa çarptı. Bu çarpmanın etkisiyle Tülin’in elindeki kitaplar koridora yayıldı. Tolga eğildi, utanarak, sıkılarak kitapları yerden topladı. Doğrulurken Tülin’e göz göze geldiler. Kısa bir an uzun bir asır gibi oldu.
—Affedersiniz, kusuruma bakmayınız, tamamen benim dikkatsizliğim, sınava geç kalmıştımda,
İmam hatipli olmak bir sevdanın adıdır
O ideale varmak herkesin muradıdır
Zulme karşı direniş mümince arza bakış
İlim ve irfan ile kalpten yanış ve yakış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!