Nefesin nefesime karışmalı
Rüzgârla değil bulutlarla yarışmalı
El ele tutuşup Everest’e çıkmalı
Tepesinden tüm dünyaya bakmalı
“54 Yıl Önce Kerkük’te Yapılan Zulme İthafen”
Yâdıma sen düşersin kan kırmızı şafakla,
Zulmün kızıl çölleri kucaklaşır toprakla,
Bir sızı yüreklere elinde vicdansızın,
Sızı içinde sızı çöker gönle ansızın,
Yurt aşkıyla yoğrulmak onun ana fikrinde,
Dağlar yürüten sevda buluttan gözlerinde
Anadolu baharı çiçekli sözlerinde,
Farklı öğretmen olmak güzellik defterinde,
Her gönülde yaşayıp izleri en derinde.
Kalbim özleminden kül oldu gitti.
Seni bekleyerek el oldu gitti.
Gözümün yaşları sel oldu gitti.
Gelmedin ay güzel, gelmedin neden?
Ne can koydun bende ne de bir beden.
Kararınca ufuklar akar gözümden yaşlar.
Gurbet içimde büyür katmerlisinden başlar.
Gözümde ipek olur sıladaki sert taşlar.
Gurbet içimde büyür yakar kavurur haşlar.
Gurbetin ikliminde hasret içimi yakar.
Bin ihtişam endamı çiçek açan halıyla,
Köpüren kara toprak sunar zarafetini,
Yeşilçamlar altında zamanın sarmalıyla,
Neşv-ü nema çağıldar tabiat afetini
Gökte kara akbaba zamana söyler şarkı,
Melankoli bürür nurlu yüzünü,
Bırakırsın ona bütün özünü,
Katre katre yaşlar kaplar gözünü,
Her katreyi âşık maşukum sanar.
Mor dağlar, yeşil bağlar,
Çoruh delice çağlar,
Ayrılıyorum Bayburt,
Anam oturmuş ağlar.
Çocuktum ufacıktım.
Birazcıkta gıcıktım.
Ağaç dalına çıktım.
Aldım meyveyi sıktım.
Mideme her şey tıktım.
Birden dünyam karardı.
Hani dostlarım vardı.
Tüm dertler beni sardı.
Gül benzim pek sarardı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!