Ruh kanatlanıp uçar, çınar kol kanat açar.
Elvan elvan çiçekler, enfes kokular saçar.
İçimize çekerken, Binboğa’dan geçerken,
Karacaoğlan seslenir, karacakız süslenir.
Benim sevdiğim güzel,
Yalnız banadır özel,
Bakışında gizlidir,
Ebetle canım ezel.
Al giyer bana bakar.
Boşa geçen çağlara
Boz bulanık bağlara
Kara kara dağlara
Bakar bakar ağlarım
Zorbaca yasaklara
Erzincan’ın havzasında salla beni,
Salla beni,
Karadeniz ormanında dalla beni,
Dalla beni,
Anzer yaylalarında balla beni,
Bahar olmuş, güz olmuş kime ne?
Yokuş olmuş, düz olmuş kime ne?
Ben binlerce dertleri çekerken,
Elli olmuş, yüz olmuş kime ne?
Kara olmuş, ak olmuş kime ne?
Kimi yağmur gibi her yere yağar.
Kimi de anadan şanslı doğar.
Kimi ne yapsa kıymeti bilinmez.
Kimi de bir hiçtir kalpten silinmez.
Kızlar kızlar
Canım kızlar
Sızlar sızlar
İçim sızlar
Dağlar dağlar
“Hz. Âdem’den kıyamete kadar gelmiş, geçmiş ve gelecek tüm şehitlerin ruhlarına ithafen”
Yüce emirle dağı dümdüz eden şehitler,
Karanlık geceleri gündüz eden şehitler,
Siz onları ölü sanmayın onlar diridir.
Pamir platosu’nda bir Türk’le bir Çin’li pazarlık yapar.
Her ikisinin de zarar edeceğim diye ödü kopar.
Pazarlıktaki takasın konusu, yoğurt ile ipektir.
Asya’nın bu iki kahraman, cömert iki ferdinin gözü pektir.
Aşk ateşiyle yanalım, kâinat yanmasın
Haşre kadar gezelim, tabiat uyanmasın
İçelim aşk badesini ruhumuz kanmasın
Âlemin kem gözleri bizlere uzanmasın
Mırıltılarla şiir söyleyen rüzgârımsın
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!