Ezilir takvimler bir gün o gün gelir de,
Masum hayalim göklerde ellerim kirde.
Ne emsaldir akça geçmeyen o şehirde,
Zümrüt, yakuta yahut gümüş ve altına?
Cevizde kabuk kuşta tüy insanda haya
Örtü örtü üstüne saklanan bir cevher
Sanma görünür ışık vurdu diye aya
İfşaya esrarını kıyameti bekler
Toplasan da yığsan dünyadaki bütün bir âhı
Bilmem taşır mı terazi yalnızca refahı
Kadın çocuk evlad-ı hak masumca yanarken
Teneke kafa dünyayı toz pembe sanarken
Dönüyor arzu etrafında dünya dönmüyor
Ortasında çadırların yangın sönmüyor
Halkalandı bir acı çığlık ulaştı yâre,
Bin bir parçaya böldü kalbini pâre pâre..
Tabutunun üstünde şanlı al beyaz bayrak,
Yolcu ebedî yuvaya ona sarılarak.
Yakıyor göğüsleri kavurucu ağır yas,
Vurulur ucu yok kat'a bu acıya mikyas.
Çarşıya indi mahrem bayağılık dorukta
Nezahetle necaset artık aynı olukta
Tüketiyor kutsal ömürleri tek solukta
Öyle ki kanlı bir nefes zihnime üşüştü
Hasreti inletir ruhumu hep uzakların
Sesler ve sığ nefesler
Birbirinin ardına
Sıralanmış kafesler
Sesler ve sığ nefesler
Oynanır da piyesler
Yürüdün, salındı peşinden yapraklar.
Yolun nefesidir boğuk hayatımın!
Kalbim, ürkek ve bikarar atımının;
Titrek buğusunu yalnız sana saklar.
Durdu ay, mühürlü semavi duraklar;
Yitik benliğim yanan mum mahzun sayfalar
Yitik mum yanan benliğim
Mahzun mum yanan sayfalar
Mahzun benliğim yitik sayfalar...
Tek tabanca
Yürürüm pervasızca
Gece sesleri susturunca
Işır düşman da dost da
Tuğlası örülmüş çatısı çatılmış
Topal sinek
Cehenneme binek
Belini bükecek
Ateşten hendek
Ölü dirildi
Ben de yaparım dedi




-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarTutmayı bilmeli insan ..
İyiliği yüreğinde..
İyi yürekli insanları yaşamında...
Sırları içinde..
Dilini gerektiği yerde..
Yarasını dışarıya göstermeden en derinde ,
Gözyaşını düşmeden kirpiğinde...
Tutmayı bilmeli insan ...
Her şeye rağmen.
Hayatın bir uc ...