Vursam topuklarımı bütün gücümle,
Yarılıp aşikar olsa sırrı yerin;
Bir derin bakış bazen, bazen bir cümle,
Alır yükünü kana karışmış terin.
Çözülür mü yer etmiş kalbimin kiri,
Nem yüklü sabahların sırrı
Vakit duhaya varırken dirilen
Kayluleden biraz önce olgunlaşan
Göğe ve yere içkin anlamı
Bitişmeye zorlayan estetik
Tozu dumana katarak
Göğsüne düğümlü ümmetin bir ateşten süs
Ziyadır karanlığa batmış dünyaya Kudüs
Tetikte asırlardır; nazır, heybetli, vakur
Vahşi yüzüne insanlığın insanlık vurur
Yalanda yitirilmiş hoşgörünün kalesi
Var mıdır arzın yüzünde diyarın böylesi
Vakit geldi saat çattı
Boşluğa zaman kıvılcım çaktı
Beynime ölüm çarptı
Hayat emekler ölümün kucağında
Kaçmasın diye ucu elimden zincirin,
Balta girmemiş ruhum kaskatı kesildi;
Doldurmayacak çekirdeğini incirin,
Hadiseler sırtımda, benliğimi sildi.
Bu mu hayat bir kuru maişet çabası,
Eyledim kendime ateşi durak,
Ateşle dostça yanıp sönmek için.
Meğer vermişim göklere dal budak,
Aynı köke tekraren dönmek için.
Daha yere düşmezken gökten sözler
Virane gönül imkansızı özler
Yüzük takıldı kıyıldı da sözler
Yabancıydı lakin kendine özler
İman bir ömür küfür yalnız bir an
Nereye varır sonu bu keskin yolun,
Ölümü hareketin peşine savan.
Menzili maddede fikirler yok olun!
Var mı bir öğreti ölüme pehlivan?
Ezilir takvimler bir gün o gün gelir de,
Masum hayalim göklerde ellerim kirde.
Ne emsaldir akça geçmeyen o şehirde,
Zümrüt, yakuta yahut gümüş ve altına?
Cevizde kabuk kuşta tüy insanda haya
Örtü örtü üstüne saklanan bir cevher
Sanma görünür ışık vurdu diye aya
İfşaya esrarını kıyameti bekler




-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarTutmayı bilmeli insan ..
İyiliği yüreğinde..
İyi yürekli insanları yaşamında...
Sırları içinde..
Dilini gerektiği yerde..
Yarasını dışarıya göstermeden en derinde ,
Gözyaşını düşmeden kirpiğinde...
Tutmayı bilmeli insan ...
Her şeye rağmen.
Hayatın bir uc ...