Yarab; bu ne zülümdür bize
Ne zam belli ne zambak
İnsanlar oldu helak
Ne akıllı belli ne ahmak
Kimi insan sıra sıra bekliyor
Yol vardır seni götürür Allah’a
Yol vardır seni götürür felah’a
Yol vardır seni götürür rah’a
Ey! İnsanoğlu yolu doğru seç
Bulabilirsen Allah yolunu
Bu Filistinin yaraları ne zaman sarılacak
Bunlara yapılan şiddet ne zaman kırılacak
Bu Yahudi heyulası ne zaman durdurulacak
Yine senin yaraların kanıyor Filisitin
Altmış yıldır senin yüzün gülmedi
Yaycı dağının havasını suyunu
O meleşen kuzusunu koyununu
O hareketli terekeme oyununu
Zellice ama seni çok özledim
Çok asil idi ağları beyleri
Bir aslan postundan, kırk tilki postu çıkarmışlar
Ama o kırk tilki’den, bir aslan postu çıkmamış
Kırk tilki’yi baş eğdirmişler, bir gurup çakal’a
Demişler ki hürriyet bu, yaşantı bu, bak hele
Bir sarhoş kocaya gösterilen
Sabır ve sadakat örneği:
Saliha Bir Kadın Anlatıyor!
Üç çocuk anasıyım.
Kocam içki bağımlısı
Gece yarılarına kadar meyhanede içiyor
Samsun’un, radarı
İzmir’in, kurulur fuarı
Karsın, yağlı kaşarı
Ne güzeldir ne güzel
Toros’ların, altını
Anadolu topraklarında, yüzlerce evliya veli yatar
Bunlar; Müslümanlara maneviyatta himmet eder
Birçok evliya ermiş ve sahabe bulunur; Anadolu da
Bunlardan birisi; Medineli Eyüp El Enseri Hazretleri
Saymakla bitmez bu zatlar, her tarafa yayılmış
Bir gün annenin, işi düştü çocuğuna
Çocuğum bu işimi, yaparmısın dedi
Çocuğu kayıtsız kaldı, annesine
Anne tekrar etti, çocuğum yaparmısın
Çocuk en sonunda, cevap verdi
Kendi işini kendin yap, Anne dedi
Arafat’da aradım; Muhammedin(sav) izni
Müzdelifeye yöneldim, döndüm yüzümü
Minada çok aradım baktım diktim gözümü
Aradım orada; Muhammedin(sav) izini…
Koştum geldim, Haremi Şerife, Kabe’ye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!