Sonsuz gökyüzü maviliğinde
Sıradan bir insanın hayalinde
Yahut dilsizin kırık kalbinde
Taze yavuklusunun mendilinde
Dalbudak yeşeren dal içinde
Belki de açan çiçek tazeliğinde
"Aşk yaşatır" diyen yalan söylemiş,
Ne münasebet, halt etmiş,
Söyleyen hiç mi hiç sevmemiş,
Söyleyin o yalancı sevgiliye,
Aşk acısını hiç çekmemiş.
Biz aşk yoluna sermest olmuşuz,
Mahrem sırrınca lâle dönmüşüz,
Can bedende misafirken göçmüşüz,
Gece kuyusunda mahı bulmuşuz,
Bezm meclisinde sarhoş olmuşuz,
Görmeden cemaline geda olmuşuz,
Avuçlarında tatarcık olsam koklasam avuçlarını,
Parmaklarının arasına teslim etsem kendimi,
Okşasam yaprak yaprak, hücre hücre tenini,
Solup gitsem koyduğun vazoda mutlu etsem seni,
Her bahar bahçende tekrar açarım kokladığında beni.
Avuçlarındaki kırmızıyı gelin kınası sanmıştım,
Yerinden çıkardığın kalbimin,
Okşayarak kanattığın gözlerimin
Al kanı olduğunu nereden bilebilirdim,
Nereden tahmin edebilirdim
Gençliğimin katili çıkacağını yar dediğimin,
Rüyalarıma bile girsin istemem
Ayrılık denen acı elbiseli gulyabaniyi,
Dayanamaz aklımla beraber kalbim
Uykular haram olsun isterse gözlerime
Yaşamak istemem Nemrut'tan beter hasret namında zalimi.
Ayrılıklardır bizi kahreden,
Her anımız beter ölmekten,
Şüphemiz yok kavuşmaktan,
Hayat veren sonsuz ümitlerden
"Gül" dediler sende güldüm,
"Sür" dediler sende sürdüm,
"Can" dediler sende candım,
"Yan" dediler sende yandım.
Bağlanır oğul bağlanır,
Yağmur düşer, bahça bağlanır,
Bağlanır oğul bağlanır,
Garibin yolu bağlanır.
Felek bahtımı yıktın,
Vefasıza gönül bağlanır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!