İhtiyar misafire;
"Dikkat et yabancı,
Bu şehrin yarısı şairdir diğer yarısı şiir ezberleyip okur" dedi.
Misafir derin iç çekerek
"Ne kadar kalbi yaralı insan var bu şehirde,
Aceba aşık kim maşuk kim, ya paslı hançer kimin elinde?" diye düşündü.
Kalbin ve acının tercümanı bakışlar,
katibi gözyaşları, makamı derin sükuttur.
Onu sadece aynı dili konuşanlar anlar.
Aşkta kaybeden olmazmış,
Aşksız insan yaşayamazmış,
İster bir eksik, ister bir fazla
Her kalp illa aşkı tanırmış.
Gülmek senin olsun, ağlamak benim
Bana aşktan bahsetme
Kalpsizler bilmez sevmek nedir,
Yanmaktan hiç söz etme,
Kalpsizler bilmez yanmak nedir,
Sarhoşluğu tarif etme,
Bilmezsin mey nedir,saki kimdir,
Sonsuz gökyüzü maviliğinde
Sıradan bir insanın hayalinde
Yahut dilsizin kırık kalbinde
Taze yavuklusunun mendilinde
Dalbudak yeşeren dal içinde
Belki de açan çiçek tazeliğinde
"Aşk yaşatır" diyen yalan söylemiş,
Ne münasebet, halt etmiş,
Söyleyen hiç mi hiç sevmemiş,
Söyleyin o yalancı sevgiliye,
Aşk acısını hiç çekmemiş.
Avuçlarındaki kırmızıyı gelin kınası sanmıştım,
Yerinden çıkardığın kalbimin,
Okşayarak kanattığın gözlerimin
Al kanı olduğunu nereden bilebilirdim,
Nereden tahmin edebilirdim
Gençliğimin katili çıkacağını yar dediğimin,
Rüyalarıma bile girsin istemem
Ayrılık denen acı elbiseli gulyabaniyi,
Dayanamaz aklımla beraber kalbim
Uykular haram olsun isterse gözlerime
Yaşamak istemem Nemrut'tan beter hasret namında zalimi.
Ayrılıklardır bizi kahreden,
Her anımız beter ölmekten,
Şüphemiz yok kavuşmaktan,
Hayat veren sonsuz ümitlerden
Bağlanır oğul bağlanır,
Yağmur düşer, bahça bağlanır,
Bağlanır oğul bağlanır,
Garibin yolu bağlanır.
Felek bahtımı yıktın,
Vefasıza gönül bağlanır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!