Ney üfler yüreğim ve bırakır üfültüsüne, sonsuza edilen davetin...
Ten evinde düşüncelerim titrer kuş kalbinde...
Dünyanın teninde yürürüm, yalın ayak;
Dünyanın tersine dönen adamım sanki;
Ben sizim bu akşam...
Çok uzağım gerçeklerden
En yakın kaf dağı sanki...
Gönlümü ateşe verdim!
Dert sizim sanki...
Ey ömrümün sahibi...!
Ey aşkımın sahibi...!
Kullarına merhamet eden Sultan...
Darda kalmışların ve çaresizlerin iniltisini duyan mevlam...
Işığınla bize dokunan karanlığınla kusur örten hak! ! !
Karanlık'tan aydınlığına geçerken, aradaki vaktin hürmetine bizi affet...
Sen, benim ülkemsin, yarim! ! !
Yaşadığım topraklar, sensin...
Senin gökyüzünde, nefes alıyorum...
Teninden, kokluyorum hayatı...
O uçurum Gözlerine bakıp,
mutlu oluyorum...
Alnım'daki yazğım terletmiyorsa, beni;
ruhum, terlesin istiyorum...
İstîdâtı günaha meyilli nefsim,
Gölde, aheste giden teknedeyim...
Oturmuş, izliyorum seni...
Sol yüzün bende...
Vatanım...!
Toprağım...!
Kalbimin ve aklımın gögsündeki mühüründesin...
Uyuyor şehrim...
Gecenin son anlarında;
Gözlerimden önce sanki aklımın uyanmış;
vicdanımdan yükselen o sese! ! !
aklımdasın deyişindeki ezberine...
Acele et de uyan sen, ömrüm! ! !
Kapatamıyorum gözlerimi, ülkemin başına gelenlere....!
Ana caddeler de cahillik kusuluyor ken;
Ah larr yükseliyorken, gök kubbemde..! Mehmetlerim kalbimin baş köşesinde;
Kim bilir Vatanın hangi bölgesinde...!
Aydınların burnu, kalabalıkların kulakları tıkanmış, yaz sıcağında sahilde...!
Dedinki, yağmur başladı burada!
Dedimki, yağmur olasam damlasam kalbine...
Her damlam, segi kokusu bıraksa ruhuna...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!