gidersen
bende giderim
tüm günlerim ölür
beyaz ya ölüm
bende ölürüm
puslu bir havada sardılar beni pusuda
tabanca şakaklarıma dayanmış
ardımda kul orduları
mankurt olmamı isterler
girmeyin benimle arama
kalbimle karşı karşıya oturayım
fark etmez, o kahve içsin ben çay,
yeter ki dökülmesin yüzümüzden tebessüm
ne olur girmeyin benimle arama
vakit çok geç
yorgun nehir gibiyim(3)
belki erkenden akar giderim
istersen bekleme beni hayat
git (2)
sen ki
sıcak şehrin suskun gülü
hangi kem göz set kurmuş
susmuş dilin
zemheriye gebe mevsim
gözlerime hüzün ektin bu akşam
yansımadı geceye sevdalı bakışlar
yokluğunda tükendi
yılgın vakitler
bu akşam maviye daldı gözlerim.
rüzgâra savrulmuş
boynu bükük gül.
bülbül figanda,
yırtılıyor karanlıklar
yeter ki gül.
dillere düşmüş münzevi kahır,
çek üstümden küllenmiş bulutları
dargın kelimelerim susamış kaleme
dök kan kırmızı çaydan içelim
ikramı yazsın kalemim
sussun öfkem
daha kaç serzenişten sana sığınırım kimseler bilmeden
bilmem kaç çalı dikeni daha batar dik duruşuma
geceler sağır, geceler dilsizken
ayaklarımdan gömüldüm cılgaya, kanat çırpar ellerim
rahmet dökülüyor gözlerimden içre
suskun bir dost eliydi elimde
ayazın sesinden anlayamadım
zemheri gül kuruttu avuçlarımda
hangi vakit
öldüğümü hatırlamıyorum
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!