düzensiz mevsim yağmurları gibisin
vakitsiz dökülürsün kalbimin saçaklarından
hiç birşey anlamadan
birden kaybolursun çöllerde
ne rahmetin anlaşılır
yar için
içim titriyor
yar içinde.
her nefeste soluyorum
solgun gülüşlerini
söğüt gölgesinde uyudum
taşı yastık yaparak başıma
yaladım yaprağında kudret helvasını
devranında yoğurdum sevgileri
bazen çocukluğum bazen geçmişim bazen özlemim ile
yoluna can olmaya geldim.
yenik düştüm çilene
eskidim gecenin kıyılarında
bari sen eskime benden
yoksa can incinir
dara düştü ederimiz
sokaklar ar halde
soğuk şafaklarda
meczup doluyor tren garları
ömür kime baki
sırattan bir köprüdür yürüdüğüm
tutmazsan düşeceğim
şehrin sularına,
sarıl bana
yoksa sarılacağım
tutunmuşum bir çınara
kışlar tüketir akibetimden
yüreğim bin derde hamal
deccal olmuş öfkem
yolcusuyum giden vapurun
her ıslak bakışa
harcadım saçlarımı,
kimisi siyah.
kimisinin beyazında izi
alışamadım yabancı kalabalıklara
kapadım gözlerimi
içinde çocuk mezarlığı
utandı bakışlarım taşlarından
kalbime aktı damlalar
ıslattı, acıttı, ağlattı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!