son vapur bekler rıhtımda
intiharda güneş
yıldızlar gömülecek birazdan serin sulara
sokaklar ölgün
çöktü üzerime bir umman yalnızlığı
ey gafil!!
sanma ki, bu tabut,
hep omuzuna biner.
gün gelir içinde sen,
başka omuzda gider.
gözlerimin içine içine
bakakalmıştı gözlerin
dudakların döktüğü kelimelerdi
“ey şair.
yazılmadı bugüne kadar
gözlerime şiir
kim değiştirebilir ki yazgıları
çöl, kuyu, saray, zindan-ı mahşer
“ilahi kudretin planını ”
bozabilir mi? ki, beşer
ihtiraslara kurban verildi bir çocuk
bir seslenebilsem !!!
sükutu lal dilimle
derde düçar bu kaderin rengine.
şiddet gören kadının teni gibidir kalbimin teni
bütün acılar mor renginde
çöktü amcaların kumdan duvarları
aldılar beni enkazdan
döndüğümde yoktun
oturup ağladım anne
göçükte kaldı
I
yokluğu dinledim…
kırılan aşkın kanatları göçmüş mevsimlerimden
sessiz kelimeler ile sırdaş oldum suskunluğa
bir sürü yas doğradım
korkulardan bilediğim pusat ile.
bir ağustos sabahıydı,
seher yelleri tünemişti dağlarıma,
cumanın ilk ışıklarında,
açmışım gözlerimi yeni bir âleme.
doğduğum günle zikredi esamem.
son noktayı koymuş yaşlı ninem.
bu kez çok şey vardı içinde
her şey soğuktu
biraz çekinik
biraz endişe
biraz umutsuzluk vardı üzerinde
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!