Sustum Şiiri - Veysel Sari

Veysel Sari
237

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Sustum

Bak, artık rüzgarı kovalamıyorum,
Yırtılan yelkenlerimi dikmiyorum sökük şafaklarda.
Sana giden yolların asfaltına başımı koyup uyudum,
Uyandım, yüzümde kaldırım taşlarının soğuk izi...
Yorulmuşum; sırılsıklam bir kavganın ortasında,
Kendi sesimin yankısından yara almışım meğer.

Sustum artık.
Hani her akşamüstü bir "neredesin" fırtınası koparırdım ya,
Telefonun ucundaki sessizliğe canımı asardım.
İşte o hatlar koptu, o direkler devrildi içimde.
Şimdi hangi iklimin kucağında serpilirse serpilsin adın,
Benim haritamda artık sana çıkan bir patika yok.

Ardından koşarken ayakkabılarımın altı değil,
Ruhumun nasır tutan sabrı aşındı.
Bir çocuk gibi "gitme" diye paçana yapışan o ses,
Şimdi bir sessizliğe gömüldü.

Sustum.
Anlatmaktan dilimde tüyler bitti demiyorum,
Dilimde yangınlar söndü, külleri kaldı sadece.
Sana kendimi bir destan gibi açmıştım oysa,
Her sayfasını ezberle diye altını çizmiştim sevdamın.

Sen ise bir dipnot bile düşmedin o koca boşluklara.
Mademki bu aşkın lügatinde karşılığım "boşluk" oldu,
O halde kelimelerimi cebime doldurup gidiyorum.
Susmak, bazen en ağır küfürden daha çok acıtır;

Ben sustukça, sen kendi gürültünde boğulacaksın.
Sana "neredesin" diye sormayacağım bir daha.
Çünkü biliyorum; gönlü bende olmayanın adresi,
Hangi şehirde olursa olsun, bende "kayıp" hükmündedir.

Koşmuyorum artık gölgenin peşinden,
Gölgen bile benden kaçarken, ben kime sığınırdım zaten?
Bir vedanın namlusuna sürdüm tüm kırgınlıklarımı,
Tetiği çektim ve kelimelerimi infaz ettim.

Bundan sonra ne bir sitem, ne bir çağrı, ne bir bekleyiş...
Sesim bir uçurumun dibine yuvarlandı,
Duymuyorsan, dönmüyorsan, bilmiyorsan; eyvallah.

Sustum sana...
Artık hangi limanda demir atarsan at,
Hangi yabancı kentin ışıklarında harca gençliğini.
Benim içimdeki o devasa tiyatro kapandı, ışıklar söndü;
Sahne boş, koltuklar sahipsiz, alkışlar kesildi.

Bir zamanlar uğruna dünyayı ateşe verdiğim o yangın,
Şimdi bir sigara izmariti kadar bile ısıtmıyor ellerimi.
Gözlerimin ferini, ömrümün kredisini tükettim yolunda;
Kendi içime döndüm, kapıları üst üste kilitledim, sustum.

Hani demiştin ya "bu kadar koşma, yorulursun" diye,
Bak, dediğin oldu; yoruldum ve olduğum yere yığıldım.
Ama sanma ki bu bir yenilgi, sanma ki bir teslimiyet;
Bu, senden vazgeçmenin en asil, en sessiz tavrıdır.

Bundan sonra ne adın geçer soframda, ne izin kalır odamda,
Seni şifresini unuttuğum bir kasa gibi bıraktım maziye.
Sustu telleri sazımın, dindi içimdeki o deli fırtına;
Artık sağır bir boşluktan ibaretsin bende, son sözümü söyledim ve sustum.

Veysel Sari
Kayıt Tarihi : 27.04.2026 13:36:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!