Kırklar Dağı’nın ardında yaslı bir türkü sızar,
Suzan Suzi deyi inler Dicle, sular boyu gam kalır.
Diyarbakır surlarında sızım sızım sızlar yar,
Bu sevda çöktü göğsüme, akşam olur dem kalır.
Karanlık bürüdü dağları, söndü içimin yıldızı,
Gözlerimde hasretin tutuşur, yandı bu yorgun gözüm.
Hangi yana dönsem karşımda o derin, o ince sızı,
Mahşere dek bozulmaz ki o ilk günkü zemheri sözüm.
Ateş düştü can evime, kor oldu dağlar taşı,
Uykusuz geceler boyu adın düşmez ki dilimden.
Gözümdeki puslu yaşlar ıslatır bu garip başı,
Söyle nasıl vazgeçerim, nasıl koparsın elimden?
Gözlerinin hayaliyle erip erir bu biçare beden,
Sensiz geçen her saniye ömrümden bir ömür yer.
Hangi zalim rüzgâr savurdu seni benden bilmem ben,
Bu amansız hasretinle yanar, kavrulur şehir.
Dicle şahittir derine, surlar şahittir bu aşka,
Sensiz bu kadim toprakta nefes almak haramdır.
Bütün yollar sana çıkar, benim yürüdüğüm yol başka,
Göğsümün tam ortasında kanayan bu yara senindir.
Bir kere söz verdik biz, dönülmez bu yoldan asla,
Yıldızlar şahit olsun ki silinmez kalpten adın.
Sessiz geceler boyu yolunu gözlerim gözüm yaşla,
Sen benim bu fani hayatta ettiğim en son duamsın.
Mısra mısra birikirken yüreğimde bu ağır hasretin,
Kitaplara kazınacak adın bu yalnız dağ başından.
Ilık bir rüzgâr estikçe kulak veririm ince sesine,
İçimdeki bu dert sönmez ömrümün son kışından.
Toprağa kazınır sanki içimdeki her bir yara,
Sensizlik bir kara zindan, görünmez hiç yolları.
Çaresizce bakakaldım sensiz kalan bu yollara,
Kırıldı içimde birer birer bütün umut dalları...
Kayıt Tarihi : 30.07.2026 19:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!