SUSAN KALPLERİN ŞEHRİ
Bu şehirde herkes konuşuyor…
Ama kimse gerçeği söylemiyor.
Herkes iyi insan rolünü oynuyor,
ama kimsenin vicdanı sahneye çıkmıyor.
Yüzler gülüyor,
kalpler sessizce çürümeye devam ediyor.
Bir selamı bile fazla gören insanlar,
çıkarı söz konusu olunca kapında nöbet tutuyor.
Dostluklar menfaate,
insanlık ise çıkar hesaplarına satılmış.
Kimse kimseyi gerçekten merak etmiyor artık…
“İyi misin?” sorusu bile ezber.
Cevabını gerçekten duymak isteyen yok.
Birine düşsen…
uzanan ilk el yardım etmek için değil,
ne kadar düştüğünü görmek için uzanıyor.
Ve en acısı…
Herkes kendini masum sanıyor.
Kimse aynaya bakmıyor.
Kimse “Ben ne yaptım?” diye sormuyor.
Ama herkesin dilinde aynı cümle:
“İnsanlık bitmiş…”
Hayır…
İnsanlık bitmedi.
Siz, insanlığı içinizde öldürdünüz.
Sonra dönüp şikâyet ediyorsunuz…
Sevgi yok, saygı yok, güven yok diye.
Olmaz…
Çünkü siz, sevmeden sevilmek istediniz.
Saygı duymadan saygı beklediniz.
Ve en kötüsü…
İnsan olmadan, insan muamelesi görmek istediniz.
Şimdi herkes yalnız…
Herkes kırık…
Herkes şikâyetçi…
Ama kimse suçlu değil, öyle mi?
İşte asıl tokat burada:
Bu dünya soğuk değil…
Siz, birbirinizi ısıtmayı bıraktınız.
Kayıt Tarihi : 19.05.2026 17:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Susan Kalplerin Şehri - Hikaye Bu şiir, modern yaşamın yalnızlık ve yüzeysel ilişkilerle örülü karmaşasını gözler önüne seriyor. Şehir, insanlarla dolup taşıyor ancak kalplerin derinliklerinde bir boşluk hüküm sürmekte. Herkesin yüzünde bir gülümseme var, ama bu gülümseme, samimiyetten uzak; sahte bir rolün parçası. Şiirde bahsedilen dostluklar ve insanlar, çıkarları için birbirlerine yaklaşan ve gerçek duygulardan uzak bir toplumun yansıması. "İyi misin?" sorusu, günlük bir kalıptan ibaret haline gelmiş; kimsenin bu sorunun ardındaki gerçeği sorgulama cesareti yok. İnsani değerler, menfaate dönüşmüş ve kişilerarası ilişkiler yüzeyselleşmiştir. Herkesin kendini masum gördüğü dünyada, kimse aynaya bakmaz, kendini sorgulamaz. İnsanlığın bitmiş olduğunu savunan bireyler, dikkatlice unuttukları bir gerçeğe vurgu yapıyor: İnsanlık, içlerindeki sevgiyi ve saygıyı yitirdikleri için ölmüştür. Şiirin sonunda, aslında dünyanın soğuk olmadığını; insanların birbirlerine olan sıcaklık ve sevgiyi kaybettiklerini fark edişleri, derin bir eleştiri içeriyor. Sonuç olarak, "Susan Kalplerin Şehri" yalnızlığı, içsel çatışmaları ve toplumsal duyarsızlığı çarpıcı bir dille dile getirirken, okuyucuya daha samimi ve sevgi dolu bir insan olmanın gerekliliğini hatırlatıyor.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!