Git diyorsun bana
Söyle nasıl gideyim
Mecnuna dönmüş gönlümü
Çöllere mi süreyim
Kurak topraklar gibiyim sensiz
Ölüm Allah’ın emriydi de kul eline vermişim
Bir katilin avucuna kalbimi teslim etmişim
Kendi kıyametime yürümüşüm.
Kaç kez öldüm, kaç kez dirildim Yine de çıkamadım mahşerinden.
Nice kahrı derdi boyna asarda
Yokluğunu çekmez, almaz sırtına
Ömrümde kaç rüzgar poyraz eserde
Gönlümde sen gibi kopmaz fırtına
Dağlar diz çöksün de dualar etsin
Bir gün dönüp de bakınca geçmişe
Solgun bir fotoğraf düşerse eline
Bir sızı gibi dokunursa içinden
Ben olayım, fısıldayan kalbine
Hiç Bilmeyeceksin
Can tanem
Hiç Bilmeyeceksin bu satırların sana yazıldığını
Gecelerin hasretinle yandığını
Kalem elimde titrerken,
sen sessizce oturuyorsun yanımda;
her harf damla damla düşüyor gönlümden.
Sabah güneşi gibi doğarken günüme,
bir melodi doluyor kulaklarıma,
Kendime...
Öyle kırgınım ki kendime
Ne ah edecek, ne eyvah diyecek yüzüm, ne de şikayet edecek tek sözüm yok
Boğazımda binlerce kelime
Bir çekmecenin en dibinde kaldı bazı kelimeler
Üzeri çocukluk kokan mendillerle örtülü…
Meyve ağaçları vardı evimizin etrafında
Ne sen bana geleceksin ne ben sana
Bir gün karşılaşacağız bir köşe başında
Belki de başka kollarda
İki yabancı gibi geçeceğiz birbirimizden
Saklanacak gözlerimiz gözlerimizden
Ne sen bana bakabileceksin ne ben sana
Sen
İçimde çoğalan sessiz bir yangın
Sen
Nefesime çöken ağır bir gece
Sen
Kalbimde durmadan çarpan fırtına




-
Fatih Bascı
Tüm YorumlarYıkılmış, harabeler
Viran hep sevmeler, sevişmeler
Hüsranın pençesinde geceler
Adını Koyamadığım
Hiçliklerdeyim...
yüreğinize sağlık harika olmuş...