Ölüm Allah’ın emriydi de kul eline vermişim
Bir katilin avucuna kalbimi teslim etmişim
Kendi kıyametime yürümüşüm.
Kaç kez öldüm, kaç kez dirildim Yine de çıkamadım mahşerinden.
Ben sevmeyi senin gözlerinde öğrenmişim.
Bilmiyorsun işte; Boynumu sevdanın ateşinde Kaç kere dar ağacına vermişim.
Duyar mısın bilmem,
Duyman da değil beklentim.
Gelsen de olmayacak biliyorum.
Yalvarsan
Yeminler etsen
Bin kere tövbe etsen de
Yıkıntılarımı toplayamazsın.
Öyle bürünmüştüm ki sana
Hâlâ ben olamadım gittiğinden beri.
Seni öyle sevmiştim ki
Bana dair ne varsa bırakmışım avuçlarına.
Unutmuşum;
Kimim
Neyim
Neredeyim
Ne haldeyim.
Kaybettiğim o beni nerede bulacağımı dahi bilemeyecek kadar kayıp yolum.
Hâlâ sevdiğimi sanma!
Aşkına sanma sakın;
Açtığın yaralara akıtıyorum her gece zehrimi.
Kendi varlığımı kaybetmenin yasını tutuyorum.
Pusulam bozuk
Haritalar kayıp.
İzim
Tozum bile yok.
Ayağa kalksam
Adım atsam
Koşsam...
Yollar kapalı
Duvar dört yanım.
Nereye gitsem bulamıyorum
Nereye varsam yine kayboluyorum.
Öyle derin acılarla dolu ki içim Bataklıksın sanki.
Kurtulmaya çalıştıkça gömülüyorum.
Ben senden başka bir şey bilmiyorum.
Uçsuz bucaksız bir çölün ortasında, Kayıp bir serabın karanlığında buluyorum kendimi.
Her yerde bir enkaz
Her yer harabe.
Benden geriye kalan Koca bir hiç.
Ben olmayan bir bene
Arkamda bıraktığım senle
Kendimi de yitiriyorum.
Bir zamanlar ben dediğim kadından Her gece kendi mezar taşına bakan bir ceset buluyorum.
Süreyya GörürKayıt Tarihi : 16.07.2026 23:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!