Siradan bir hayat
Gül açar ismin anılınca Medîne ufkunda,
sabah mahcup bir nûr gibi eğilir o anda.
Bülbül susar, söz çekilir kendi iç sükûtuna,
bir sen kalırsın gecenin en ince noktasında.
Mihr-i ruhsârınla nur olur âfâk u zemîn,
İksîr-i la‘lindir eden cânıma her dem teskin. Hüsnünün hayretiyle secde eder mâh u nücûm,
Rûhumu mest eyleyen ol çeşm-i esmerindir bugün.
İltifâtınla güler bağ-ı dil-i zâr u hazîn,
Cân içinde cân olursun ey melek-hû, nâzenîn.
Aşkın ile yandı gönül, şem‘a döndü her nefes,
Rûhebra
ben sana düzenli bir cümle olamadım
içimde her şey eksik ve kırık
geceyi taşıyorum
gündüz beni reddediyor
Rûhebra…
Rûhebra yâ—
ruhumun derinliklerini işgal eden
zifiri inkılapların karanlık manifestosu…
parkesi yırtık emekçilerin
is kokulu alnında büyüyen
Kalbimi çarmıha geren felek,
İsa’nın rüzgârından bile eski bir kırgınlığı
boynuma ilmek gibi asıyor, herkesin gözü önünde.
Hayatın en kalabalık yelkovanı bile artık aksıyor;
zaman, kendi damarında çürüyen bir hüküm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!