Çok sözümüz olsa da söyleyecek
ve yapacak çok işimiz
öleceğiz genç adam,
inanabiliyor musun?
Öleceğiz,
parmak izimiz kalacak camlarda,
Ağustos güneşinde birer yavru balıktık.
Çekindik yılanlardan,
suyun gölgesine
sığındık...
ben geleceğim;
sen gideceksin!
gelmeyeceğim,
gel diyeceksin!
ben seveceğim,
İ. G.'ye...
Çaldılar gülüşünü çocuk yüzünden
Kırdılar dallarını kiraz ağaçlarının.
Sen ki dizini kanattığın şu patikada
Güneşi sığdırıp yüzüne
ve insan doğar...
suyun kaynağı kadar temiz,
nefes gibi mübarek,
ekmek misali aziz...
derken düşer ortasına çemberin...
Yüzüm,
Lanet olası yüzüm ateşler içindeyken
Bir eski hatıradır rüzgarın getirdiği.
Perdeler aralandı,
hışırdadı yapraklar
Ve çok uzaktan geldi çocukların sesleri.
Bütün acılar diner,
tasalanma çocuğum!
Diner bütün acılar...
Şefkatli bir el gibi,
siler hüznünü toprak.
Zaman geçer,
Eskir parktaki havuz
Dökülür boyası apartmanların
Çamurdaki izine su dolar çocukların
Kar yağar bahçelere
Bayat bir ekmek tadı
Bana öyle bakmayın,
Ben sizin gibi değilim..
Ben,
Bir evin hayırsızı,
Yusuf'a
Bir masal bu delikanlı
Farklı öbürlerinden.
Bunda iyiler kazanmıyor
Nerede bir arsız, kalpazan, onursuz varsa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!