1988'de Konya'da doğdu. Liseyi ve üniversiteyi Kocaeli'de okudu. 5 kitap yazdı. 5 farklı ulusal gazetede ve bir dünya çapında gazetede şiir ve makaleler yazmaktadır.
İstanbul gecesinde dalgın bir çocuk,
Kalbini uzak kıtalara kaptırmıştı.
Bir gülüş gördü karanlık teninde,
Sanki bütün dünya bir anda ısınmıştı.
Saçları gece gibi omzuna düşer,
Aynada döndü hafifçe bir akşam,
Gülüp baktı kendi çılgın tarafına.
Mürekkep olmuş bir hikâye taşıyordu,
Teninin en saklı, en arsız yanına.
“Bu da benim,” dedi utanmadan,
Ve milyonlarca yıldız vardı gökyüzünde.
Öyle sessiz, sedasız tuttum birisini.
Işıldıyordu.
Ay şahit!
Suretinin gözden kaybolduğunu hatırlıyorum.
Ayaklarımın altındaki zemin kayıyor.
Yavaş yavaş cehennemin dibini boyladım.
Hayata tutunamayanlardan oldum.
Nasıl oldu da böyle bir şeyi hayal edebildim.
Sana böyle bir teklifte bulunmayı.
Gece bir lounge'da oturur, elinde eski bir whisky, Jazz melodileri süzülür, şehir kadar gizemli. Biraz Paris, biraz London, biraz da melankoli, Bakışları bir roman gibi, satır satır etkili.
Kristal bardakta amber renk, yavaş akar zaman, Ne bir drama arar artık ne de sahte bir liman. Modern bir silhouette gibi geçer bütün mekândan,
Rüzgâr bile hayran kalır o zarif tavrına anbean.
Kadife bir ambiance çöker neon ışıklarına, Vintage hayaller karışır sonbahar yapraklarına. Bir femme fatale edasıyla gülümser aynalara
Bu gece yoksun
Kadehimi şerefine kaldırıyorum.
Duvardaki fotoğrafına baka baka
Üzülüyor ağlıyorum
Yokluğun bir felaket şu anda benim için
Fulya…
Adın bahar gibi düşer kalbimin en sessiz yerine,
Bir çiçek açar içimde, dokunsam dökülecek yine.
Gözlerin geceyi aydınlatan en saf ışık gibi,
Bir bakışınla değişir dünyamın bütün dengesi.
Aşkın acısı
Gönül ağrısıdır
Bunu çok iyi öğrendim.
Flört ettiğim günlerde
Her şeyi bir içten "merhaba" ile başladı.
Opsiyonsuz mukavele imzaladım.
Eskiden bir selam ısıtırdı insanı,
Şimdi herkes birbirine duvar olmuş.
Kalpler beton, gözler soğuk ve yorgun,
İnsanlık dediğin bir mezar olmuş.
Çocuklar korkuyla büyüyor artık,
Çok emin değilim hislerimden
Elini tuttuğumda
Ve seni dans pistine götürürken çekerek
Müzik ölürken
Gözlerinde bir parıltı
Sihirli ekranı düşünmek için çağrılar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!