Sarı saçlarını okşamayı düşlemek
Ve özlemek seni nasıl bir his bilir misin
Seni bedensiz bulabilmek manada yaratmak
O görünmezi görmek...
Alevsiz ateş gibi ve ötesi
Hani diken tarlası da, ortasında bir gül
Var mıdır dersin gönlüm
Bizi hayâl eden dilber
Sırıtırsın değil mi hınzır
O hayâl ne de güzel
İstanbul...
Bana çile ruhuma çile
Çile, kurduğum hayalin haşmetinde yaşam
Yine de hayalinden uzak
Ne bir günüm var ne gün de bir zaman
Çiledir ruhuma, gönlümün hayalinden aldığı haz.
Bir hayal ki, haşmetinde hem intizar var hem de, niyaz.
Başım kel değil
Nede boyum kısa
Uzunda değil
Kilom da, ortada
Kulaklarım, kaşlarım, gözüm
Eh iyidir görünüşüm
Gönlüm sevilmenin hazzını
Sevip aşk acısını tadar
Aşk alışkanlığım kroniktir
Kronik bronşitim kadar...
İstanbul...
Hiç sorma
İyileşemiyorum ama
Beterden iyiyim bu aralar
Dağıtıyor insanı işte bu melun
Bilirsin aşk başka bir şey
Beni boş ver,
Yüreğim büzülüp içine çökmüş
Kulaklarım sağır lal olmuş dilim
Gözlerim kör ruhum eskimiş
Bilmem kim ne deyip ne yazıp çizmiş.
Hissedip duymuyor bu kalp artık
Fıkralar anlatılırdı vakalar olurdu komik
Gülünesi vakitler olurdu
Gülüşün düşerdi aklıma
Ağlarken için için
Gülerdi dostlarım
Gülerdim hatır için
O gün çok sarhoştum
Bu günde öyle...
Balıkları kuş sandım
Denize düştüğümde...
İstanbul...
Biz vazgeçmediğimiz için
Kendini vazgeçilmez sanıpda aldanan
Pek çok sevgilinin
Çürümüş güzel bedenlerine
Ne acı döşektir o serin mezarlık
Ki, hayatın harcayıp sonrada vazgeçtiği...




-
Su Samalar
Tüm Yorumlartebrik ederim arkadaşım..zekan ve nüktedan tavrın bu şiire de bulaşmış..saygıyla eğilirim :)