Temmuz’un bağrında bir kara duman,
Srebrenitsa yandı, vermedi aman.
Avrupa’nın kalbinde durduğu zaman,
Binlerce can düştü toprak altına.
Mladiç denen zalim şehre girerken,
"İntikam günüdür bu gün" derken,
Masumların ömrü soldu çok erken,
Silahsız ahali kaldı darda.
BM bölgeyi "güvenli" saydı,
Hollanda askeri geri çekildi, caydı.
O gece gökyüzünde söndü her aydın,
İhanet mühürlendi Potoçari’de.
Ana kucağından koptu kuzular,
On iki yaşındaki canlar sızılar.
Sırp’ın namlusunda kara yazılar,
Erkekler ayrıldı, ölüm safına.
"Marş Smrti" dediler o ölüm yoluna,
Binlerce yiğit girdi kol kola.
Tuzla’ya varmadan verdiler mola,
Ormanlar feryatla, kanla boyandı.
Aç açık yürüdüler günlerce dağda,
Pusular kuruldu her yeşil bağda.
Böyle bir vahşet görülmedi çağda,
İnsanlık can verdi Sırp’ın elinde.
Toplu mezarlara gömüldü beden,
Kimlikler gizlendi bilinmez neden.
Sorulmadı hesap çekip gidenden,
Dünya gözünü yumdu bu vahşete.
Seneler sonra uyandı toprak,
Mavi kelebekler uçtu yaprak yaprak.
Ölüm çiçekleri açtı bakarak,
Mezarlar fışkırdı birer birer.
Sekiz bin üç yüz yetmiş iki fidan,
Geri gelmez artık gidiyor canan.
Annelerin gözünde dinmiyor figan,
Potoçari şimdi sessiz bir mezar.
Unutursak kalbimiz kurusun bizim,
Tarihe kazındı bu derin sızım.
Her 11 Temmuz’da ağlar gökyüzüm,
Srebrenitsa ağıttır, sönmez içimde.
ENGİN TOPKAN (11.07.2026)
Engin TopkanKayıt Tarihi : 12.07.2026 19:04:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



