Biliyor musun,
artık “nasılsın” bile diyemiyorum sana.
Çünkü gözlerin, ruhunun aynası oluyor
ve ben o aynada kendimi kaybediyorum artık.
Sana güzel sözler söyleyemiyorum,
çünkü hiçbir sesim sana ulaşmıyor.
Ne desem eksik kalıyor,
ne söylesem sana değmiyor artık.
Hangi gülistanın kokusunu getirsem,
hepsi bir görünüyor sana.
Renkler gözünde soluyor,
kokular birbirine karışıyor artık.
Sana vaat edilmemiş dünyaları anlatsam,
her cümlemde biraz daha yanıyorum.
Her sözünle yangın büyüyor,
içimde cehennem çoğalıyor artık.
Gün ışığında, umut torbamla dolaşıyorum sokaklarımda,
sepet sepet düşler bırakıyorum insanlara.
Her sepete biraz seni koyuyorum,
kimse sana varamıyor — sonra zaman donuyor.
Sonra, kardan buhar arıyorum uzak şehirlerde,
izlerimi rüzgârla siliyorum.
Soğukla sıcak arasında kalıyorum,
hiçbir mevsim beni tutmuyor — sonra zaman geçiyor.
Yoruldukça, düşlerimde Avaşin’in sularında yüzüyorum,
her kulaçta arındığımı sanıyorum.
Her yıkanışta günahlarım çözülür sanıyorum,
ama içimdeki yük eksilmiyor — sonra zaman ağırlaşıyor.
Sonra anlıyorum;
ne seni zaman siliyor içimden,
ne yollar seni benden götürüyor.
Ben yine sana çıkıyorum,
kendime dönemiyorum — sonra zaman duruyor.
Akşam çöktüğünde,
sana ulaşmayan her cümlem içimde yankı oluyor.
Bir dua gibi yükseliyor,
ama hiçbir kapı açılmıyor,
hiçbir gök duymuyor — sonra zaman susuyor.
Sonra biliyorum;
Bir gün her şey susuyor
ve bu şiir unutuluyor.
Ama içimde kalan boşluk
hiç dolmuyor,
hiç dinmiyor,
hiç susmuyor,
hiç bitmiyor…
Ve ben,
her şey geçerken
içimde kalanla kalıyorum.
Sonra zaman.
Kayıt Tarihi : 24.04.2026 16:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiir, karşılık bulamayan bir sevginin zamanla nasıl derin bir iç boşluğa dönüştüğünü anlatır. Anlatıcı, bir zamanlar güçlü bir bağ kurduğu kişiye artık ulaşamaz; ne sözcükleri karşı tarafa değebilir ne de duyguları anlaşılabilir. Zaman ilerledikçe unutmak yerine daha da içine kapanır. Gittiği her yerde, kurduğu her cümlede aynı kişiye çıkar; çünkü asıl kopamayan şey mesafe değil, içindeki bağdır. Şiir boyunca zaman akmaya devam eder, fakat anlatıcının iç dünyasında hiçbir şey gerçekten değişmez. Umut, özlem ve yorgunluk iç içe geçer. Sonunda ortaya çıkan şey, sadece bir ayrılık değil; insanın bir başkasında kaybolup, kendine geri dönemeyişinin hikâyesidir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!