iliklerime kadar ıslandım
karanlığın soğuk nefesinde
bacaklarımdan ılık ılık indi korku,
sanki bu seferimde
Sergilenen "insanlık yaşam oyunu"
Sahne dünya süre kıyamete kadar süren bir oyun
Oyuncular perde perde değişir...
Senin süren kaç nefestir?
Hangi nefesinde son perden?
ansızın gidince koydum adını,
bilirsin severim sürpriz yapmayı ansızın işte;
öyle başladı ve sonrasında sana yazdığım şiirlerin adı oldu ansızın.
her ansızın yaşadığım oluşum sendin
Çile düğümlendi tüm hayatıma
Bir sabah gülerek uyanmadım ki
Vefasızlık yaktı iç dünyamı da
Bir defa ses verip hal sormadı ki
Ne ıssız geceme nefes,
Ne tutsak yüreğime kafes oldun hayat!
Şimdi ellerini dola boynuma Clark!
Kapat gözlerimi,
Mutluluğunu kulaklarıma fısıldayarak.
Öyle bir yağmur yağacak ki o gün,
Ne güneş durduracak ardından gelen seli,
Ne de dağılan bulutlar tutacak oluşan cezrin matemini.
Yıldız misali kayacak evren parmaklarından.
İçinde biteviye acıtan bir özlem ki...
.............................................
Gelince ayrılık anı fermandan,
Bakışlar kayar gözler susar o an
Ritim duyguludur içlidir zaman
Sazlar ayrılıktan dem vurur o an.
Bıkmıştı görevinden bir değişse diyordu
Bir rotasyon çıksa da terfi olsaydı kendi
Çok olmuştu bu ormana başmüdür olduğu
Sevmezdi yangın beklemeyi eskiden beri
Karısı kapıda bekliyordu elinde tığ
Kaz dağlarından an be an beklenirken
Seferi cihan oldum keşişleme esen.
Ve gözlerimiz buluştu kalbinde birden
………………… yüreğinden öptüm seni
Ama senin için zaman çok çok çok erken
*****
Bisturi belindeki kuşakta,
Destursuz girmez içeri,
Ayaklarında asker botları elinde tespih.
Yüreğinde kızılca kıyamet, yağan mart karları
Görüntüde bunlar suç aletleri…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!