Sararan hayatım, dalından koptu kopacak;
Eylül gibi hazanda geçti ömrüm, koşarak.
Kırık bir kanat gibi camlarında üşüdüm,
Gittiğin gün aynada bin parçaya bölündüm.
Apansız buğulandı gözlerim sokaklarda;
Ölü gibiydim, silik, belirsiz rüyalarda.
Bir gün düşersem aklına, kimsesizliğimle,
Takvim dökülürken, buram buram özlemimle…
Kapını, pencereni açık bırak sevdiğim;
Eksenin üzerinde döner, döner, eririm.
Hikâyenin sonunda vuslat mahşere kaldı;
Zaman vefasız, kelimeler anlamsızlaştı.
Aşkın yazgısı dedi: “Ah, ölümle birleşti”;
Senle aynı gökyüzünün altında tükendi.
Durma, savrul, savrulabildiğin kadar gönül;
Bir sabah uyandığında, bakarsın: Son Eylül.
📍Şair Notu: “Son Eylül”, kaybolmuş bir sevdanın mevsimlerle harmanlanmış hatırasıdır. Her sararan yaprak, içimde bir anıyı; her düşen zaman, bir eksilişi simgeler. Bu şiir, gidişin ardından kalan boşluğun, kelimelere tutunarak ayakta kalma çabasıdır. Eylül sadece bir ay değil; kalbimde sessizce başlayan ve hiçbir mevsimde bitmeyen bir vedadır. Belki de en çok, anlatamadıklarımızdır bizi parça parça yapan… Bu şiir, sonbaharda değil, bir ayrılığın tam ortasında yazıldı.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Veda edilmemiş her aşk, bir Eylül kadar yarım kalır.
•Kalbin takvimi sonbaharı gösteriyorsa, sevmek de artık üşümektir.
7 Eylül 2022 / Çarşamba / Bartın
Halil KumcuKayıt Tarihi : 20.02.2025 14:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Sararan hayat, Eylül gibi sonbaharda dökülürken; her parçası, sevdayla kopmuş bir ömrün izlerini taşır."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!