Ağlayarak geldim ben bu dünyaya,
Gözyaşıma ıslak imzanı sardım.
Ölü yunus gibi vurdum karaya,
Sensizliği ıstırabıma sardım.
Yazılı defter şaşmaz alın yazım,
Çığlıkları çaresizce haykırdım.
Ya erken geldim, ya geç yaralıyım,
Canım yandı, sustum, içime sardım.
Eksilen yıllarım dilde zehroldu,
Yaşlılık delikleri yüze vurdu.
Çizgiler derinleştikçe kavruldu,
Yaş aldı yastığım dünüme sardım.
Rüya sanki aynada gördüklerim,
Yansımalara vurur hüzünlerim.
Dakikaları yuttu saatlerim,
Dile kondu hasret, çığlığa sardım.
Kelimeler hep aynı yerden yaktı,
Nefes azaldı, yorgunluğum arttı.
Kefenli günler sılayı çağırdı,
Yaşamı ölümle tabuta sardım.
Ah, nerede o benim deli çağım?
Kayıp gitti avucumdan yandığım.
Çatlak bardakta tükendi durağım,
Tenden döküldün, son cümleye sardım.
Halilî: ömrüm bir iç çekiş kadar,
Sustu sevdam, kırıldı her son bahar.
Gözyaşına yazıldı hatıralar,
Bir veda gibi yüreğime sardım.
📍Şair Notu: “Son Cümle”, hayatın kıyısında, geçmişin izlerini yüreğinde taşıyan bir yolcunun içli bir vedasıdır. Her dörtlükte zamanın acımasızlığına, kaybolan gençliğe, eksilen umuda ve içimize gömdüğümüz sessiz çığlıklara dokunmak istedim. Her “sardım” kelimesiyle yaşanmışlıkları bir kefen gibi kelimelere sarıp şiirin omzuna bıraktım. Bu şiir, hayata karşı bir susuşun, vedaya karşı bir iç çekişin, sevdaya karşı bir hatıranın izidir.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Hayat, gözyaşlarıyla yazılan bir imzadır; her damlası acıyı taşır.
•Ömrümüz bir nefes, kalan ise içimize sarmış bir hikâyedir.
15 Nisan 2013 / Saat: 09:58 / Pazartesi / Bartın
Halil KumcuKayıt Tarihi : 6.02.2025 17:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Zaman, her yarayı derinleştirir; ama en acı olanı, kaybolan anıların içindeki sessizliktir."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!