ergen kovboylar olarak.
zenginlerden alıp fakirlere
yani, bizim gibi ergenlere...
umut olma öngörüsüyle.
malum fabrikanın hurdalıklarına.
girişler yaptık gece baskınlarıyla
asli görevi bizi uyarmak olanlarsa;
çok özür dilerim biri; kekemeydi
diğerinin ise gözlükleri...
af diliyorum tekrar... şişe dibiydi
yani kimse korumuyordu bizi..
belki de tam tersi gözetleniyorduk
izleyip izleyip gülüyordu, bekçiler bizi
o ağır ganimetleri ay ışığında
taşırken hep bir kişi kayboluyordu
kim olabilir?... şişe dibi
bunu yapma nedenimiz ise
ortalama bir salon büyüklüğünde
bir internet kafe...
orası bir kafeden fazlasıydı işte
asla bilgisayarlarla işimiz olmuyordu.
orada gerçekten eğlence ortamı kurduk.
sadece garip danslar edip.
birbirimize deliler gibi gülüp.
kola ve abur cubur mesaisi.
Sahibi dahi bize karışmıyordu
gençler eğlensin diyordu
gerçekten! bu ortamı gören gidemiyordu
bu çılgınlık artık başkalarına da adres oldu
Erdal... üç çocuk sahibi
bu adamın artık favorisi Shaggy'di
Bir abimiz ise pazar esnafı
Shaggy'nin şarkısındaki bir yeri yani;
''her body's callin, bowlin''
o bu kısımı:''oğlum moğlum'' diyerek
kendince uyarlayarak söylüyordu.
En çok Ali Abi'nin tepkileri...
herkesin arasında gezinip
kahkaha atıyordu Erol Taş gibi
eliyle işaret edip
bir bebek gibi gülümsüyordu
bir ergen çocuk olarak o çılgınlığın
mimarı bendim sanki... bu benim eserim.
o insanları belli bir yerden sonra
evladımmış gibi izlemeye başladım.
gerçekten uygun ortam oluşunca
neler olabiliyormuş... bunu tecrübe ettim
bu ortam için, o kola çekirdek, o dans için
ve oradan gitmemek için direndim
çok sürmedi bir ton laf uyduruldu
zehirli madde var bile denildi. savundum.
ne mi oldu? nasıl anlatayım
kırıl bir kol, morarmış bir çift göz...
kırılmış bir burun...
belirsiz bir süre ahır hapsi...
ooops! kovboylar asla vazgeçmez.
tabi ki orda da küçük danalarla dans ettim.
ve sonunda oradan da kaçtım... ta taa
üç gün sonra dönüşüm ise
bir film sahnesi gibiydi.
kapuşonumu çekmiştim.
ve orada kimse dans etmiyordu
sadece oturuyorlardı...
kapıyı açtım yüzümü görünce şok oldular...
karnımı doyurdular, sordular, ağladılar
pazarcı abi evinden yeni elbise getirdi.
hamama bile götürdüler.
Ufak Necdet'in evinde arkadaşlarımla
bir süre kaldım söz verdiler beni koruyacaklarına
bazen dans etmeye başlayınca duramazsın
iddialı değilim o konuda asla...
düğünlerde bile oynamam
son dansımı da orda yaptım galiba...
Kayıt Tarihi : 5.06.2026 03:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
burnumun direği sızladı




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!