Zaman avuçlarımdan kayıp giden ince bir kum gibi,
Ne rüzgârı durdurabiliyorum artık pencere kenarlarında,
Ne de içimde durmadan yankılanan o eski, yorgun saat sesini.
Günün ilk ışıkları sessizce odaya sızarken anlıyorum yalnızlığın rengini;
Dile kolay, geçen onca seneden sonra içimde tek bir düğüm kaldı çözülmeyen,
Her nefeste göğsümü daraltan tek bir vasiyet gibi:
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta