SOL YANIMIN ISSIZLIĞI
Bazen bir çay bardağının buğusunda kalır insan...
Dışarıdan bakan düzü görür; bilmez, içindeki uçurumu.
Durduk yere bir hayal düşer akla...
Anadan üryan.
Ne giden geri döner, ne hafifler omzumdaki yılların yorgunluğu.
🌿
Bakma öyle dillerin inatla ve sessiz durmasına.
İçimde ne fırtınalar kopar...
Bir Allah bilir; bir de bu duvarlar.
Ne bu yolu arayan kaldı, ne de bu kördüğümü çözen...
Gidenin bıraktığı o kor...
🌿
İnsan bazen kendi sesine bile yabancılaşır da kalakalır.
Kâğıtlar dilsiz; kalem yorgun...
Yüreği derinden çizer bu hasret.
Hangi koca dünya kaldırabilir ki içine bu yarım kalan sevdayı?
Bir vefasız uğruna ne dualar bitti, ne de bu hicran.
🌿
Kolay mı sanırsın bunca yılı sırtlayıp da tek başına yürümeyi?
Giden çoktan yol almış...
Biz kalmışız geride, bu ıssız seferde.
Ne usta eller kâr eder bu yaraya, ne de sarmaya gücü yeter.
Öyle derin bir kırgınlık ki bu...
Sığmaz koca şehre, sığmaz bir ömre.
🌿
Ne aramak gelir elden artık, ne bir satır daha yazmaya derman.
Gitmez ki bu yüzden o sızı...
Kök salmıştır derine...
Öyle üç beş kelimeye sığmaz bu hasret.
Kalpte kalan hep sensin...
Söylesene...
Biter mi bu ziyan?
Nûrferah / Züleyha AKTAŞ
29 Temmuz 2026, Çarşamba — Saat: 09:43
Kayıt Tarihi : 29.07.2026 13:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!