Beni bırakıp gittiğinde, en çok, kendimi terk ettim… Çünkü; bir tek bana dökerdin sen yüzünü ve şimdi yüzünün döküleceği bir yer kalmadı. Şimdi senin gülüşün, ağlayışın, yürüyüşün, bakışın, kokun, saçların ve daha birçok ayrıntın şizofrenleşir. Israrla ederim seni her saniye. Kendime yeni uğraşlar ararsın, yeni unutmuş biçimleriyle hatırlamak için beni. Günde kaç sefer unutmaya çalışırsan, o kadar çok aklıma gelirim. En çok omuzlarını düşünür beni, dudaklarımın lekesi oradadır hâlâ. Kollarımın gölgesi, hâlâ sarılır sana. Halka açık yerlerde, bir sevişme isteği gelir ve girer kollarına. Sen, unutmuş gibi yaparsın, beni. Hiç tanımamış gibi yaparsın, öpüşmemişiz, saçmalamamışız, küsmemişiz, beraber hiç sarhoş olmamışız gibi yaparsın…
Sonra; bir ara unutmuşsun gibi hissetmeye başlarsın. Beni unuttuğun için tebrik edersin kendini ve bu kadar güçlü durabildiğin için kutlarsın, alkışlarsın kendini. Yazdığın senaryoları iyi oynamışsındır ve büyük bir oyunculuk sergilemişsindir.
Ve mutlu son!
Beni unutacak birini yaratmışsındır içinde ve sen artık şizofrenik bir hikâyecisindir. Bir yanın beni hatırlamazken, bir yanın koşa koşa bana gelir.
Okan İlkılıçKayıt Tarihi : 12.08.2026 11:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!