Her dalga,
Seni bana getiren bir müjdeydi sanki.
Kıyıya vuran her köpükte,
Adının sessiz harfleri saklıydı.
Diz çöker, suya bakardım;
Gözlerimde seni büyütür, sana dolardım.
Sığdıramadım bu sevdayı içime,
Bir şişeye hapsedip bıraktım akıntıya;
Belki bir sabah, avuçlarına çarpar diye...
Deniz sonsuz,
Yollar tuzlu,
Umut... Kırılgan bir cam gibi.
Yine de kalbimi bıraktım o serin sulara;
Çünkü seni sevmenin başka yolu yoktu,
Kıyıda çaresiz beklemekten başka.
Eğer bir gün,
Islak ellerinle o şişeyi açarsan;
Bil ki içinden çıkan sadece bir kağıt değildir.
Geceme sığmayan hasretim,
Adına susamış dualarım ve
Sana ait olmaktan vazgeçmeyen yaralı yüreğimdir.
Şimdi her dalga hem umudum, hem sızımdır.
Eğer bu deniz sana gidiyorsa,
Ben hâlâ yaşıyorum demektir.
Ama o şişe bir kayaya çarpıp kırılırsa;
Bil ki dağılan cam değil,
Benim ruhumdur dalgalarda...
Tuzlu suya karışan her harf,
Adını fısıldar karanlığa.
Yıldızlar bile duyar bu sessiz çağrıyı;
Ama sen...
Belki rüzgar sanıp geçersin.
Ben seni denize anlatacak kadar çaresiz,
Sonsuzluğa emanet edecek kadar cesurdum.
Sevdamı saklamadım; gömdüm maviliğe,
Çünkü mavi, en çok sana yakışıyordu.
Şimdi her akşam ufka bakıyorum;
Bir gemi değil, bir mucize bekler gibi...
Belki bir gün, ellerinde o tuz kokusu,
Gözlerinde benim adım,
“Buldum!” dersin...
İşte o zaman anlarım;
Mavi, beni sana boşuna taşımamış.
Kayıt Tarihi : 24.03.2026 12:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!