Tren çoktan hareket etmişti;
o, başını
soğuk cama yaslamıştı.
Dışarı bakıyordu;
yağmur yağıyordu...
Yağmur yağıyordu;
damlalar
camın üzerinde
ince hüzün izleri bırakıyordu.
Sen,
yavaş yavaş uzaklarda
eriyordun;
o ise
sessiz bir kederle
her an biraz daha
içine çöküyordu.
Kara bulutlar
gözlerini doldurmuştu;
her göz kırpışında
yaşlar
yüzünü,
tıpkı yağmurun
tren camını yıkadığı gibi,
yıkıyordu.
Son durağa vardığında,
başka bir tren
kısa bir düdük çaldı
ve ağır ağır
sislerin içinde kayboldu.
Sessizlik,
adı olmayan bir yolcu gibi
kupede oturdu;
hiçbir şey söylemeden...
Yalnızca gidişlerin sesi,
kulaklarında
taze bir yara gibi
tekrarlanıyordu.
Kayıt Tarihi : 10.12.2025 07:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!