Sır-ı hacet Şiiri - Serdar Tunçluer

Serdar Tunçluer
396

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Sır-ı hacet

*günaydın Sevgilim,
-günaydın Aşkım,
*gazete geldimi?
-evet canım,
*yazı çıkmış mı?
-göremedim,
*nasıl olur ilk sayfada olmalı,
-hayır göremedim,
*ne var ilk sayfada?
*ağca’nın don lastiğinin markası, nerelerde bulunabileceği,adresler ve telefon numaraları…,
-ikinci sayfaya bakabildin mi?
*baktım,
-yok mu?
*ikinci sayfada ağcanın diş fırçasının markasını yazıyor,kaç kıldan meydana geldiğini, sapının kalitesinden bahsediyor…
-yahu olamaz adamcağız bugün çıkacağını söyledi…bir de ben bakayım…………………………………..!
*ne oldu üçüncü sayfada da yok mu? ne yazıyor?
-ağcanın ayakkabı numarasını..!
*dördüncü sayfa?
-……….süphanallah..! ağcanın pantolon fermuarını!
*beşinci?
-beş yıldız otelin tuvalet taşını….altıncı sayfa italyada hapiste aldığı hediyelerin dökümanı….yedinci sayfa azı dişini dolgu yapan dişçinin isim ve adresi…!
*sekizinci sayfa?
- hay Allah bu sayfada HSYK nın üyelerinin iktidar tarafından beğenildiğini……………………….?
*ne, ne,ne beğenildimi? Allah, Allah?
-hayır olsun, hayır olsun…!
*dokuzuncu sayfa?
-ağcanın zıbın pamuğu..!
*ne alaka, ne alaka?
-ne bileyim hatun tam sayfa yayınlanmış…acaba bizim anamız yanlış pamuk kullanmış olabilir mi?
*yahu efendi ne pamuğu, ne yanlışı…pamuk, pamuk işte,
-yahu öyle deme! ben merak ettim şimdi…tam sayfa yayınlandığına göre hacet kısmını bulmak lazım acaba hangi sayfada..?
*yahu bey etme kendine gel…sana ne adamın hacetinden..!
-yok,yok bulacağım…onuncu sayfada yok, onbirde,onikide,onüçte,ondörtte…..yok,yok,yok…aman yarabbi…!
*bey kendine gel Allah Aşkına…etme….sulhi bey,sulhi bey…!
-lütfen beni kendi halime bırak…bak onbeşinci sayfada ağcanın ilik ipliğinin markası var ama hacetten haber yok…tuh,tuh,tuh…!
*yahu niye taktın hacete Allah Aşkına..!
*olurmu hanım bu adamın haceti zerden olmasa bunca yıldır, bunca adam peşinden koşarmıydı, suit daireler tutulurmuydu…yok, yok, senin kafan iyice durdu…bu adamın haceti altın…!
-yahu bey altından olsa sana ne, bana ne, atı alan üsküdarı raporla geçti nasıl olsa…!
*ne atı? ne raporu hanım? bak işte senin yüzünden en son baktığım sayfayı karıştırdım nerde kalmıştım..?
-onbeşe bak, onbeşe…!
*onbeş ayakkabı bağları ve o yıllarda bu bağlar bulunamadığından oteli pardon cezaevini terkettiğini yazıyor…hacet yok, yok hacet…! Tuh,tuh,tuh,
-onaltıdadır, onaltıda..!
*hayır,hayır onaltıda “manisa tarzanını “ yazıyor…bitliste beş minareyi anlatıyor…Estergon kalesinin sur harçlarına koyulan yumurta aklarının hangi tavuklardan elde edildiğini….iranın hedefte olduğunu, senaryosunun yemende geliştiğini, gazze’nin halk istatistiklerini,israille nasıl bir film çevrildiğini…arka plandaki yönetmenlerin kimin olduğunu, saddamın altınlarının bulunamadığını, sucukçu ön muhasebecinin beş milyar dolarının tesbit edilemediğini, bir cümle tekelden,bir cümle ilaççılardan, bir cümle itfaiyecilerden, refarandum planının anlaşılamadığını, hala bir adam bulunamadığını, yahu adam sen vaz geçilemezdinde otuz yıl önce nerdeydin sorusunu,neye alet edildiğinin farkındamısın sorusunu….farkında olsa ne olacak yorumunu…ve kestane kampını yazıyor…….!
-ne imiş o kestane kampı?
*ne bileyim hanım ben, biz sıradan insanız, bizim aklımız ermez….anayan anlar!
-son sayfa, son sayfa lütfen oraya bak…!
*yahu sana ne oluyor be kadın…anladın değil mi sırrın hacette olduğunu…
-hayır,hayır,arkadaşının yazısını söylüyorum…!
*buldum,buldum,buldum en son sayfa sağ alt köşede…fakat,fakat…?
-ne oldu bey?
*kesilmiş hanım kesilmiş………!
-nasıl yani?
*kesilmiş işte…!
-ne kalmış…?
* Atatürk ölmedi yüreğimizde yaşıyor……imza/ Türkiye Milleti.

Serdar Tunçluer
Kayıt Tarihi : 19.01.2010 17:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!