Piramitin tepe noktasında Adem,
Ademden günümüze geçti kaç kadem,
Piramitin içinde olduğumu bilmiyorsam eğer,
İnsanlığım tükenir kalmaz iradem.
Postumu sermişim yere,
Postum oldu yara bere,
Daha da beteri vardır,
Düşürdün beni dillere,
Oynanıyor oyunlar,
Önde gezer piyonlar,
Kuklacılar arkada,
Dünyadaki siyonlar.
Yaptıklarından duyarsan bir gün pişmanlık
Zannetme ki kapalıdır yüreğim sana
Çıktığında sen dünyamdan oldu karanlık
Ruhun kaynağına git,
Onda kendini eğit,
Aldığın eğitimle,
Bedeni ruhta erit.
İktidara gelenlerin, gömlekler ateştendir,
Üstlerindeki görevler, elbette sünnettendir,
Hukuk tevzi edilirken, Hak çiğnenirse eğer,
Ruhtur azabı tadacak, sanılmasın ki tendir.
Yüklenmiş olsam da, yük ağır geldi,
Hadi bir el atın, ezmesin beni, ezmesin beni,
Çektiğim bunca dert, yüreğim deldi,
Ruhum elden gitti, kaybettim teni, kaybettim teni,
Yıllarca taşıdım, ezildi ruhum,
Ruhundan bir nefes,
Ruha doğru heves,
Yüreğimden çıkar,
Ruha yönelir ses.
İnsan kalbi cam misali,
Kimse gönül kırmamalı,
Tamiri çok zaman alır,
Bozulur onun ruh hali.
Teşekkürüm var benim, hem gece hem rüyaya,
Rüyamda gördüğümde, sanki çıkarım aya,
Seni yalnız gecede, rüyada görüyorum,
Rüyada bile olsa, severim doya doya.




-
Sema Sefa
-
Atila Yalçınkaya
-
Ömer Yalçın
Tüm Yorumlarsüper bir dörtlük çok beğendim maaşaallah
Yürekten kopan bir fırtına imiş, şiiriniz.
Herdem arar babamızı yollarda gözlerimiz.
selam ve dua ile
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.