Kara gözlerin
bu sevdanın tek gerçeğiydi
o gözlerden
vefasız gideceğin zaten belliydi
gittin karanlıklarda
sabaha hasret bıraktın gönlümü
elimde beyaz bir kagıt
ve kara kalem
sımsıkı parmaklarımın arasında
gönlümdeki bir çınarı
karalayacak kagıda
yemyeşil yaprakları dalları
Bir bir eklenince geceler
gündüzlerde karanlıklar çöker oldu
bir ışık yok senden
gündüzlerde karardı bilsen
geceye aşık olanlar var dediler
karanlıklarda huzur bulanlar
denizi sevdim deli gibi
sardımı tenimi sevgili gibi
okşar ayaklarımı günün acısını
çekip alır tabanlarımdan alev alev
beyaz köpükler hülyalara gebe
arzuladığın düşlediğin sevgilere
seni seviyorum biliyorsun
nerede başladığını bilmesemde
bittiği yeri biliyorum
yoldu bize yürüdük el ele
varlıkta yoklukta aşkta
anlamsızlıklar ara ara duraklarda
Kimseye dert yanmadan
yürümek bir başıma
karanlıkta tek ses
kaldırımlarla ayaklarımın
sohbetini dinlemek
mutluluktan anladığımı
gitmeseydin diyorum
kalsaydın
ara sıra sevişirdik
sen kahvaltı hazırlardın
ben gazete ekmek alırdım
biraz sessizlik
Issız adaya düşsen derler
ne alırsın
sensiz ıssız ya dünya
her şey varken
soruyor aşk ne renkmiş
siyah beyazdan başka
altı tepenin karşısındayım
yedinci tepeden ayaklarım haliçte
bir yanım Eyüp sultan pir
ardımda piyerloti yatar sör
tarih yazıldıysa sayfaları burada
Galatadan göğe uzanan kanatlar
burayı bilmez yeni nesil
umudunu yüklenip gelmiş insanları
hem şaşkın hem umut dolu
geldim ulan geldim işte diyen
Anadolu nun İstanbul da çığlığını
zenginlik hayalinin limanı Topkapı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!