gelmeyeceğim
bekleme beni gün
tembellik edip
sana gelmeyecegim
saat kaçı çalarsa çalsın
ben deyip ben bilenler vardı
herşeyi kendine sanıp yutan
yılları hesaba katmadan gün
gün yaşadı kuş gibi hergün
daldan dala sevdadan sevdaya
yalanlarına sarıp sarmaladığı
sende bırakıp gitme
sonbahar
kara kış
kapıya zaten dayanmış
geceler serin,
biraz ayaz, olsun
bir göl var ayaklarımın dibinde
yeşil
etrafıda kendi gibi yeşil
seyrediyoruz bir birimizi
ara sıra rüzgarla sallasada siluetimi
göl yeşil ben siyahlar giymişim
kör takıntılar içinde
bir çembere kendini hapsedip
kimi vatan perver
kimi demokrat
kimi cennet kuşu
yada herneyse
yüksekler yalnızdır
rüzgarları sert
başında gezen kartal
ayağında kurt
kenarında oturuyorum
akıp giden derenin
bir ormandan çıkıp geliyor
berrak delimi deli
bana ormanı anlat diyorum
ağaçları yaprakları kuşları
Yinemi aşıksın deli gönül sonbaharında
kar ve soğuk buzgibi bir mevsime beş kala
bir ağacın sarı yaprakları üstüde sallanırken
başında yaz sıcağı ayakların soğuk toprakta
onun keskin kanatları var seni saracak
ya senin titreyen ellerin onun saçlarında
Dünyanın ortasını
Yaşadığım yer zannederim
Bir oyun oynasam
Aptalı oynar
Ama kendimi zeki diye
Tarif ederim
aşk dediler söylediler
pembe pembe kelimeler
sevda dediler sundular
menekşeler güller papatyalar
kolları vardı sarıldılar
gözleri vardı gördüler sevdiler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!