sana yazdıklarımı
bir kemanı nağmelerinde mi okusam
yada katlayıp bir şişeye
koyup denizlere mi salsam
sadece duymanı istediğin
üç beş kelime ayrıntılar yok
özlüyorum
bir sis perdesi ardında
sıralı bir kaç hatıra artık
pazar akşamlarının
buharlı camları ardında seni
zamanın alıp götürdüğü
arkama aldım denizimi
öte yanım göl
sofram fakir
hayat bonkör
elimdeki taka kırmızı
ayaklarım yeşile bulaşık
bir ateş parçası mıydı
yoksa bir ateş böceği mi
okyanus fırtınaları saçlarında
bir ceylanın koşması sanki
papatyalar arasında
o dans edercesine
şimdi burda,
dizlerimde başın
saçlarını okşarken
mıraldandığım şarkı
hepsi yalan değilmi
sana uzattığım ilk gülü hatırlıyorum
gözlerindeki ışıltıyı da
kulaklarımda sadece nefesin
bir de ellerinin sıcaklığı
onu özlüyorum
yıllara yenik hafızam
Bir saatim var
Bana bakan
Baka baka
Zamanımı çalan
Tik tak tik tak
Her biri biten bir nefes
bu yalan dünyaya
bizde geldik
hemde dinazorlardan sonra
onlar yürüdümü
dünyayı sallardı
biz kemikleri ile eğlendik
sana güneşin olmayı
vadetmiyorum
gündüzler gibi gecelerinde
olacak
sıcak sıcak sardığım gibi
buz gibi soğuk günlerinde
aşkın sarı zamanı
dökülen yaprak misali
söylesen bu yaştan sonra derler
aslında tam zamanı
gelecek derdi yok
aslında zamanda yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!