bugün sana takıldığım anı hatırladım
kırmızı dar bir pantolondan
çıldırtan kalçaları
ögle sıcağıda şekerleme yaparken
sahi gözlerin ne renkti ya saçların
hatırlayamadın bir an da
eger ağlıyorsam
bir kır bahçesinde
çiçekler kırmızıymış
sarıymış anlamı ne
ayaklarım yorgunsa
tüm gün yürümüşsem
sorma şimdi nerelerdeyim
şarkılara karıştım kafam hoş
çatal kaşık temmpo tutuyorum
boşa geçen sessizliğime
maaşa daha üç gün var
dolap tamtakır boş
yalnızlık şimdi incecik bir tişört
rengi soluk o koku sinmiş üstüne
iri yağmur taneleri ve rüzgar
kazıyıp almaya uğraşıyor çaresiz
büyü bozuldu yılların sessizliğini
hatırladıkça siz oluyor aklımda ismin
hayatımız bir kitap
biz yazacaktık
hep sen yazdın
ben sadece okudum
yazdıklarında
ne anlattın belirsiz
ayakları olmayan
kuyruklu yıldız gibi
yola çıktıgımda babam
otuz yaşındaydı
ben daha eksi yıllarda
ben yoktum ama şiir vardı
hayat bir kumar olsa
yeşil çuhalarda atılan zarlar
düşeşlerin gölgesinde sönen
nice umutlar sabahın ilk ışıklarına
yenik kırık bir yürekle tutunsa
sen bir gölge kadar belirsiz
her aşk bir ayrılık şarkısı
her sevda hayatın acısı
acıyı mutluluk sanmak
yıllar boyu erkeğin yanılgısı
ne bakirelere yangın gençler
fahişe ruhlara kurban oldu
son birkaç akşam
hava sert rüzgar sert
hayallerimde sen
demir attın lodosa rağmen
ilkler i düşlerken sen
ilk sevdam takıldı kaldı
bir dilek tuttum
çocukluk çağımda
kulaktan dolma bilgiler
yüreğimde gizli kalmış
karşılıksız sevgiler
kağıt ve kalem, karaladım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!