Bugün sensizliğin kaçıncı baharı, bilmiyorum; zamanı öyle şaşırdım ki artık hesap kitap yapamıyorum. Hatırlıyor musun beraber gidip rakı-balık yaptığımız o küçük, salaş kulübeyi? Bugün canım acayip balık çekti. "Yanında da bir iki kadeh rakı içerim," deyip üzerimi giyindim; senin aldığın Beşiktaş atkısını boynuma sardım.
Attım kendimi dışarıya, ağır adımlarla vardım Mustafa abinin yanına. "Mustafa abi; iki tane levrek, bir de küçük abi!" diye seslendim. Yanıma geldi ve dedi ki: "Alkol ruhsatımız olmadığı için belediye izin vermiyor artık." Bak gördün mü? Rakı da balığı terk etmiş... "Hayda! Ne olacak şimdi?" dedim. Mustafa abi, "Bugün de böyle olsun," dedi.
Çok sürmeden on numara pişirdiği balıkları getirdi. "Abi bu levrek değil ki, lüfer!" dedim. "Iıı... Sen levrek sevmezsin ki, hep lüfer yersin," dedi. Haklısın abi, dedim. Öyle ya; ben lüfer severdim, sen de levrek. Aslında bilerek istemiştim levreği; seni hatırlatıyor diye... Yer içer oldum senin sevdiğin her şeyi.
Mesela sen çayı balkonda içmeyi sevmezdin; odanın arka camının önüne oturup Rıfat amca ve Gülçin teyzenin bahçesini izleyerek içerdin çayı. Bu aralar ben de orada oturup içiyorum. Rıfat amca öldü, biliyor musun? Gülçin teyze de epey yaşlandı; bahçe de bakımsız ve sahipsiz kaldı.
Dolapta unuttuğun parfümü de atmadım. Arada alıp öyle boşluğa sıkıyorum; bütün ev sen koksun istiyorum. Erzurum’a taşınmışsın diye duydum. Sıkı giyin ve kendine dikkat et, oralar soğuktur. Sen soğuğu pek sevmezdin. Kendine iyi bak, yıldızların en parlak en güzeli, Deniz Yıldızı...
Heee, beni soracak olursan; ııı... Ben iyiyim işte bildiğin gibi. Sadece Beşiktaş canımı sıkıyor bu aralar. Eskisi gibi de saatlerce kitap okumuyorum. Bir dostumla tanıştım, on numara şiir okur. Bu aralar o okuyor, ben de dinliyorum; arada da hasbihal edip dertleşiyoruz. O da sıkı Beşiktaşlıdır.
Kusura bakma ne olur, sana verdiğim sözü tutamadım; yine şiir yazmaya başladım. Oturup bir şeyler yazmak isterken hep kızardın bana: "Şiir iyi gelmiyor sana, ne diye yıpratıyorsun kendini?" derdin. Başka nasıl anlatabilirim ki seni kalbime? Kimseye de "Beni terk etti," diyemiyorum, gururuma yediremiyorum.
Senin de üzgün olduğunu biliyorum. Bana tercih ettiğin parayı, kocan kumarda yedi bitirdi diye duyuyorum. O yüzden mi Erzurum’a taşındınız? Hayırlı olsun; en azından baba evinde olmaz derdiniz, tasanız ve kiranız. Dedim ya, soğuktur oralar, üşütme, dikkat et kendine. Ben de yemin ettim; gönül vermeyeceğim başka birine.
Kayıt Tarihi : 29.12.2025 16:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!