Küçük, küçük umutlarım var benim,
Semanın esmer teninde parlayan,
Yıldızlar misali.
Sevinçlerimi ektim saksılara,
Güneşe gülümseyen menekşeler misali,
Rengarenk açacaklar diye.
Unuttuk!
Bir köşe başında merhabayı,
Bir kitabın orta sayfasında
kuruttuğumuz papatyayı,
Firari olan uykuları,
Unuttuk...
Dalgın bir şehir misaliyim...
Unutuyor sokaklarını yüreğim,
Hani sen evimdin ya sevgilim!
Silindi hafızamdan adresim.
Meczûbum avâreyim,
Bahçesi târûmar, metrûk evim.
Sararmış yapraklar mevsimi aşkına!
yıkılan evimin enkazında inleyen şiirlerimin depremzede mısralarına,
Feryatsız figânsız ak saçlı lâl akşamların soluğuna,
Kanadından vurulmuş bir serçe mi konar,
Günebakan,boynunu bükermiş,
Güneşi görmediği gün.
Her gün tutkuyla bakarmış gözlerine,
İçini ısıtan sevgisiyle, çiçeklenirmiş
Ruhları akarmış birbirine...
Uzaktan sevmek,
Yağmurlarda ıslanacaktık,
Hani söz vermiştin!
Sırılsıklam bakışıp,
Çocuklar gibi şenlenecektik.
Su birikintilerinde zıplayıp,
İki deli gülüşecektik
Yağmur yürekli insanları severim,
Kâh âsî, kâh mağrurdurlar.
Kelamlar misali,
Geldiği yüreğin gizemini,
Gittiği kalbe taşırlar...
O gönül yolculuğunun sarhoşluğunu
Bulutlara sımsıkı sarılıyorum,
İçinde kayboluyorum.
Sonra...
Yağmur olup yağıyorum.
Bir gülün yaprağına,
Denizlere, yollara.
...
neşter yara ile buluşunca
kıyameti yaşar tende can sızladıkça
katre katre demler aktıkça
ah yangın yerine döner süveydanın ciğeri parçalandıkça
kalemim dök içini sahifelere mısralarca
Bir kış masalı anlat bana,
Sevgilim
Üşüyen insanlar olmasın
Kar o kadar çok yağsın ki!
Örtsün çirkinliklerin üstünü.
Masalın en heyecanlı yerinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!