Hırçın cümleleri tımar eylerken
Korkusuz tokadı şamar eylerken
Ölümün nabzını kumâr eylerken
Şu yalân dünyâyı erken tanıdım..
Bir lokma ekmeği saca yağladım
Şu nâciz kalbime dokundu bir el
Yüzde doksan dokuz ölüyüm es geç!
Yaşam kanallarım söküldü tel tel
Bir'e bin dertlerle doluyum es geç!
Sen hiç yüreğini şiire şarkıya
Gözlerinde görünmezi gördüğüm
Ellerimle yüreğini ördüğüm
Çözülmezem eylemişsin kördüğüm
Bir tatlı sözüne esir yüreğim.
Sensiz bir Cehennem dünya boş bana
Eskidendi eskiden
Her şey güzel eskiden
Dik duruş elîf'tendi
Mertliğimiz keskiden.
Eskiler bilir bizi
Îmân nezdinde yol sevmek
Allâh nezdinde kul sevmek
Cennet misâli gül sevmek
Eskidenmiş eskidenmiş.
Kurdu kuşu taşı sevmek
Eskiden şu'yumuz bu'yumuz yoktu
Sakın deme , güzel huyumuz vardı
Aslına küfreden soyumuz yoktu
Kusursuz saygımız boy'umuz vardı
Televizyon siyah beyaz bir renkti
Büyük küçüğü sever
Küçük büyüğü sayar
Ne âr kaldı ne ayar
Edep âdap hayâ aç.
Eskiden yokluk vardı
Kimseye eğilmez bu garip başım
Yüreğim pamuktur helâldir aşım
Göründüğüm gibi içimle dışım
Eksiğim çok ama esrik değilim.
Gönül kâbesini tavâf edince
Herkes oynak oldu köçek değişti
Sedir unutuldu döşek değişti
Ulemâ ukelâ ana babadan
Kur'ân tekmeleyen eşek yetişti.
Ekmek yere düşse üç kez öperdik
Hayat' desem ileriye okunur,
Geri bakıp anlaşılır evlâdım.
Uktelerim yüreğime dokunur
Nedametle karşılaşır evladım..
Vücûd bulur hengameler bedende




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!