Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Evler öyle dümdüz
Pürüzsüz camurlugunda saydam bir jant gibi vardiye yaparken
Meslekten el cekmis ögleden biraz sonrasi
Fayansi bozuk duvar ve mikap…
Kacmis iste bir kere kantarin topuzu ne yaparsin filmini tararcasina
Egitim ucusuna gecmis helyum gazli kopcasiz balon

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gün, esik, sokak, hayat, dag, irmak, dere, tepe, hal, dem, devran, ilim, irfan, toprak, iktisat ve insanlik yüzü görmeden sararip soluyor artik bundan böylesine Dünya.

Sadece duvarin yüzünden caddenin yolboyu uzunlugunca her yeri kir zehir grültü kafes zivt ve asvaltla kaplanmis caddelerin söküp sürükledigi BALKON BAKISLI kör dügümlenmelerine eter koklatip kolonya tutarak; birbiri ardina kapanan gerek kaynak gerek damar durumundaki toplumsal bulusma görüsme dertlesme kaynasma yardimlasma ve dayanisma alanlarini iletisimsiz kurakligin herkesi icinde yutup bilgiden becriden idraktan akildan duygudan düsünceden saygidan sevgiden tümüyle koparan Yapay ve Hormon köksüzlüge yabancilastirip YALNIZASTIRDIGI hic degilse modern kentlerin bütün yilgin ve yorgunluklarini kaybolmusluk kimliksizliginden geri cagiran; ve her biri caginin getirdigi dert yiginagi ve sorunlar sarmaliyla toplanma merkezleri olarak islev gören; Endüstri CAGI`nin da kapanisina kesin noktayi koyduguna isaret eden MAGAZALAR ZiNCIRLERi; Yapay Zeka devrinin PATRON TANRILARINA daha cok kazandiran, daha ucuz, daha zahmetsiz, daha kolay, daha daha masrafsiz ve daha herkesi kendisiyle hem müsteri hem de daha bagimlilik artiran gardiyanligin kulu kölesi EVDEN ALIS VERIS yapilmasini dayattigi zorlamalarin geregini yerine getirmeye dönük cok katli magazalar, artik hic bir kosulda varliklarini devam edemeyip sürdürülemez iliskilerrde hayata tutunup dayanamadiginin birer birer ve ardardina iflasi cekip kapiya kilit vurmaktalar.

Insanlarin dünyanin yükünü mega metropol kac göclerde nefes kesercesine araliksiz ve dur duraksiz biriktirdigi tasiyici kolonlarina hayatin hic bir yerde bitmeyecek olan kovaladigi yere yetsebilmek icin ezici gün mesaisini bütün birikmis yorgun bezgin yilgin bitik toksinlerini atip bir nebze olsun gevsetme ve bosatlma alanlari niteligindeki carsi -bazar kavramina denk gelen evden disariya; yani esige hayata sokaga meydana gezip dolasmaya bahane; karda tipide boranda evde olmayan sicak yuva duygusuna, bogulmus tikanmis kent yitik ve kayiplarindan kendie uygun teselli ikramiyesine, maske bakmaya, yüz yüze gelebilmenin hic de olsa insan kalabaliklarindaki her hangi her kimseye KARSTAT, GALERIA, ve cehre kostüm sekil icap takinmaya, cay saati pasta mesaisi kahvelemeye, keskin gerilimlerde zemberegi bosaltmaya, dilimlenmis zamana huzur rahatlik vermeye… emsal teskil eden örnegini tüm dünyaya hizla yayip yükledigi akibetiyle KAUF HOF ve benzerleri yok artik.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Irmagin üstünde ay
Gecenin icinde beklesip duran insan kalabaliklar
Asvaltta koskocaman kent ve köprü..
Gecesi uzun olurmus her kisin belli ve bilinir zati..
Eski bir sandiga el uzattikca evrak
Uzun olan ayaz geceler penceresi yanan isiklara hasret mektupcu

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ayrica ve özellikle de
Her imzali imzasiz üzerinde mukaveleye varilan anlasma
Yeni bozgunlara
Daha büyük kapsamli catismalara
Ve daha etkin mutsuzluk yaratici kiyametlere bitisin baslangicidir
Insan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Mahsus sirketlestirilmis müridine ve müsterisine uygun
Uzuvlari ve uzmanliklari birbirine sapasaglam bagimli bütünlügün
Kapitalizmi kimliksiz kisiliksizligin tüketim bagimliligi ihtiyacina göre
Yaygin ölcekte din iman diye tasarimlayip pazar piyasa eden külliyata bagli bop sarmal
Yeryüzünün
Karsi konulmaz itaatlilikle en büyük tarikatidir

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kaysının
Dalları çiçeklendi önce
Sonra yeşillendi yapraklar çağladan çırpıdan önce
Taaa ki yemişleri toprağa dökülen yaza kadar oylum oymak iken bir güzel dünya, araya hırs kancası girdi
Mızrak mızrak gönlü karardı gözü döndü insan denen nesnenin
Her şey varlık yokluk hesabına matematik yaptı, sayıların kimyasını bozdu kendine madik atan aldatmaca

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hayir…! Bir bardak cekirdek yirmibes kurusa degil artik. Ya da bir kupa alic, bir yumak pamuk sekeri, bir top bez, bir urupla yulaf, bir cuval mutluluk…

Degil artik, üstelik de sanki yüzyillar gecmis gibi üstünden ve arasindan, bir kutu cay sekeri, bir kiloluk portakal rengi ve kokusu narenciye, bir sahanlik pekmez zeytin yag yogurt, artik arpa buydaylari zehir zikkim ilac ve gübrelenmeleriyle HiBRiT hormonunda topragin halini yolunu dinini imanini kökünden kurutup gevreterek tatli kafa sarhosluklari icmedikce ne uncuya ne firinciya ne baklavaciya ev bark horanta niyetiyle hicbirsey hickimseyi insan piyasasina almayan; sokagin bitisigindeki evin pencereleri AVLUYA bakan yerde sonsuz sinirsiz HAYATIN buldugu ve bulustugu yerde degil artik dünya.

Hayir, eve gelmenin aksam sevinci artik sonsuz sinirsiz güvensiz ve ISTISMARCILIGIN eve gidecegine DISARDAKI her yerin evdeki ayaz buz soguk kavga gürültü gecimsizliklerde yitik ayri gayri uzak kopuk yasamaktan daha yerlesik yakinliga saklanip gizlenilecek SIGINAKTAN sayildigi..
Hayir… artik karadut, kirmizi domates, eksi nar, yesil fasulye, sari bugday, kuru nohut, siyah zeytin, aci büber, kavruk leblebi, mayhos elma, sulu armut türlü tevatürleri, dirmit üzümlerinin salkim salkim bag ve harman oldugu; ve damlarinda süt kayamak sergenleriyle gökteki yildizlara kadar zifir gecenin koynunda kendi yasamsal masalinin imecesi ve IRGATINDA degil artik insanlik.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bu kara kurdeleli yapışkan kamuflajda
Her yerini herkese gösteren tutkallarla kendi bölüşenlerine ayırışmış simsiyahlık
Hayal kırıklıklarının ham maddesinden harmanlanmış yokluk yitikliğini ayıklıyor
Ortaklaşa kazanılan tüm sosyal zenginliklerini azaltmaktaysa hayat,
Sürüncemedeki yağma ganimetini kesintilere uğratanlar sermayedarlanır ki…
Salya sümüğü birbirine karışmış olup herkesin elinde kendinden arta kalan zararına ziyan poşet

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Büyük binalar büyük gemile büyük ağaçlar
Seyrekliği tek tük
Ve sıklığı tuz buz
İniş yokuşlu hayatın uçakla konacak yerleri vardır fakat otobüsle yahut yayan yapıldak gidilmeyecek uçurumları
Yoksa feci radarlara yakalanır ey buralar neresidir çığlıklarıyla yazı turaya zurna zortlaktan pişti
Acaiplik numarası yapma derdiyle fena

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Al birini
İster böl çarp topla
İster çıkart vur ötekine, hepsi hepsinin aynısı
Döşenmiş
Kaplanmış
Yontulmuş

Devamını Oku