Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Unutmamalidir ki..
Gelen gidecektir, gidense belki hic gelmeyecek
Hazirligini daima idareten oturdugu evler kapilar bahceler odalardan
Kapiya konacagina birgün ..
Belki esen yelledir, belki yagan karla hani dallardaki beyazligin
Yemislerini dalinda unutmus gilaborularla kizil tanelere boyadigi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Unutursam hatırlat bana kendini
Kredisiz hatırlat
Ve talimatsız hatırlat, üstelik kınsız kalıpsız işaretsiz limitsiz..
Birden bire köprünün üstünden geçerken deniz kıyısı şehrinde karşılaşmak gibi, her dem gibi, ilk dördün gibi ,
Kaldırıma düşmüş ıslıkların bildiği yoldan
Herhangi bir cumadan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Susuzluğunu devrildiği su arkının kenarına yan yatarak gidermiş soda şişesiydi, içi boşaltılmış bir hayatın özünü içeriğini harç karıp sıvasını betonlaştırmaya el arabasıyla kum çekiyor, ekmeğini suyunu taştan çıkarmaya çalışıyordu içinde hiç barınmadığı çevrim çarklarına sureti insan, ırgat ve amele.
Ve nitekim ecel sorgusuna gösteriş pozuna yalnızlık tarafına ve amel defterine çilekeşliğin yaban soykası azabını yazdırmak içindi sanki, su, eriyerek karlı dağlardan getirdiği çağlayan akıntılarını öksüze yetime sarfettiği poşet yığını biriktiren dere kenarlarından zeytinliklere seralara ve mandalina bahçelerine eziyetini akıtıp aktarırken, sevgiye susuzdu kanal boyu sıralı dizili evler yollar ve sokaklar..
Gıcır gucur römorkuna toprağı bağı tarlayı bahçeyi doldurup yüklemiş traktörler, adresi kayıp çarşı belde ve pazarlara vızır vızır gaz basıp direksiyon sallarken..,
Yayılmış yeşermiş ve henüz yaz sıcaklığı üstünde giyinip gezen güneşli günlere kol kucak çayır çimenlikler üstünde derme çatma avlulardan koyun kuzular yayılıyor keçiler meleşiyordu oralardan gelen gidene..
Bir kadın, şehirlerarası hızlıca işleyip çalışan trafiğe kapılmışlığın yörük yazgısını sırtladığı caddenin bu tarafından öbür yakasına sürükleyip taşırken..rüzgar yamandan yamana esiyor, sevgili bayrağımız nazlı güzelliğini salınıp dalgalanıyordu ulu göklerde ve kutsal yüceliklerde

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ve böylesine icat öylesine bu ve benzer şekillerle, sevk ve dağıtım kanalları tıklım tıklım olup peksitit kimyassallarıyla iliğinden inciğine kadar kargosu hazır hormon paket pire fabrikasyonculuğun damıtılmış ölüsüne göre her fatura cinsinden labaratuarlayıp modernize ettiği, nacaktı balyozdu betondu çapaydı körüktü kancaydı vinçti kerpetendi keserdi çiviydi taştı demirdi kağıttı tahtaydı derken…işin sonunu kazma küreğe çakıp çivileyip kefenleyecek olan ağıtlar, kederler, küskencelikler ve sancılar dumanlanıp geçiyorken taksit taksit yılbaşını sene sonuna bağlayıp buharlaşan üstü başı numaralanmış rakkamdan, hafften, tiryaki dağdan, derbeder takvimden ve insandan...

Ne ara hangi zamanda nerdeyiz kiminleyiz soran koordinat kodlarını bildiğimiz aklın ilim izan gösteren tecrübesi; ve bilmediğimiz merakın yerlerini yönlerini ve yörelerini tüm sokak civar ve mahallere baka gide, sıkça evden gidip eve döndüğümüz asvaltın bağ bahçeliklere bükülüp evrildiği meylimizi, narlı portakallı huzuru sakinliklerin toprak yoluna çevirdik yorduk. Öyle ki taa buralara geldiğimizin ilk gününden beri bizi şaşırtıp hayrete düşüren ılıman tropikalleri hiç değişmeden, Aralığın üçüncü haftasını bulduğu karakış vakti halinde bile yaz havası saran yönümüzü günümüzü can yakınlığı kuşanıp seyreyleyen sakin dingin seyranlıklarla besledik doyurduk.

Ordan yürüdük, burdan çevrelendik, öteki köprü diğer bayır sonraki cami daha sonraki ebler sokaklar derken, buralarda geldiğimiz günden beri insan yakınlığı içtenliği müstakil evlerden sokaklara taşarak yoldan geçen her insana dolup taşan samimiyeti ve candan sıcaklığı sıkça rastladığımız selam aleyküm selamlaşmaların hemencecik arkası, ille buyurun çay kahvelemeden asla ve kesinlikle bırakmayız çağıran davete hiç bir geçiştirici bahane bulup yok diyemedik.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Karsidan karsiya sayili vapurlar seferi sirasinda
Halatlari toplayip, keskin mazot kokusuna bogularak köpüren sulardan
Bos bir yere
Bulamadiysan halatlarin üstüne sert ve kivrilan bir yere
Gün baslarken
Günortasinda

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Dağı göğü bucağı yok kenti istasyon köhneye bağlayan
Şaka götürmez kar getirmez bulutlar altında taşmış dolmuş asit sokaklar
Erişilmez ulaşılmaz ezik
sarsak sönük bezgin bitik ve tutsak
Temiz kağıdını kirlenmiş insan örneklerinde
evrak üstüne evrak

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Dağı göğü bucağı yok kenti istasyon köhneye bağlayan
Şaka götürmez kar getirmez bulutlar altında taşmış dolmuş asit sokaklar
Erişilmez ulaşılmaz ezik
sarsak sönük bezgin bitik ve tutsak
Temiz kağıdını kirlenmiş insan örneklerinde
evrak üstüne evrak

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ignelerin batarak cikardigi ap aci sese
Kafes kafese bagli yüregin kapisi bacasi efkarda zindan
Sehrin karsisindan aksam cikip gelse birdenbire
.. yollar caddelerdeki sessizlige keman hickiriklari dolan
Benim buralarda böyle
Ibresi uzaklara cekilip yankilanan radyolar dalgasindan durumum menzilim

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Karma karisiklara
Dopdolu
ve kalabalik
ve kirlenmis bir oya örgüsü gibi kendini gösterise sunan
Zehirli örümcek agindan, bazi kadinlar var ki
Car car car car cene düsük dil paldir küldür laplup ortada kuyu var

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kimyasalsiz hormonsuz zehir zikkimlarla doyup beslenip gübrelenmeden nasil ki ismi cismine özgün kurulu düzenli doyum ve mutluluk kaynagi degilse artik sogan marul bulgur elma kiraz erik patates bugday ceviz nohut veya mercimek vesairleri ekip bicmelerin, ayni piyasa dönüm dolasim baglantisinda dogasiz dünyasiz üreme rahminin yapay dogurganli, suni yöntemli,sert müdahaleli ve kimyasi karakteri ugradigi talan tecavüzleri sebebiyle kökten bozulup degismis dünya topraginda kuslar karincalar kelebekler sürüler sigirlar hic bir canlinin kendini yasayip tanimlayabildigi vadisi vahasi dagi deresi cimenligi caliligi kalmadigi gibi, insanlarda yine ayni üreme -cogalma hormon cifliklerinin zehir zikkimlarla örülü, kavga nizah hirs yarislarla harap zindan ve her santi gram yasam alanlari cehennem kusatmalariyla cevrilmis soygun sömürü tarifelerine uygunlugun esaret külliyatini ve künyesini yasamakta.

Cünkü yasadigi cevresel ve toplumsal kosullar icinde varolanlara veya olmayanlara göre insan dahil her bir canli inandirici özgür ve özgün gercekliginin karsiligi olan bilgi beceri kayit algi ilgi ve aliskanliklariyla kendini tanimlayan karakteri edinerek aynagina tutundugu hayatini sürdürür. Insanlardaysa dogruyla yanlisin ayirdimina varan deneyimlerinden cikardigi akil fikir bilinc bellek sayesinde mantigiyla sorguladigi bir basamak yukarisi olan bilgi beceri zenginligi kazanarak yasama cesitliligini, arac gereclerini, iletisim toplumunu ve ortak paylasima dönük kural kaide kanun ve kültürünü gelistirir.

Bu okyanuslardan kutuplara, ekvatorlardan balta girmemis ormanliklara veya sahra cöllerine her yer kendi dogasinda var olana göre huy beceri bilgi aliskanlik kisilik ve karakter sahibidir. Bugday olmayan yerde hindistan cevizi, hindistan cevizi olmayan yerde bugday yöresine ve töresine göre aklin yolun kültürün bilginin becerinin akil fikir sahibi olmaya dair topragin suyun cevrenin karakteristik özelligine göre yol verir yön gösterir. Bu yüzden de yeryüzündeki dogal cesizlilik hayati önemi bakimindan insani doyurup besleyip barindirip yasatan karakter ve kisiligi dogurdugu yordugu ve özgün mayada yogurdugu sebebiyle asla vazgecilmez deger kiymetin dünya zenginlik kaynagidir.

Devamını Oku