Şura bura derken...
trini tridi dom..!
salgın bir asmanın daha koruğundayken ezeli
sonrası alacalandı, sonrada buz,
gülüştü
Güneşle,
Yuro-amerikan format Avrupa lokomotifi Almanya
Yüzyillar yorgunu savas sömürü soygun talan tarumar ve cinayet sebekeciliginin
Özünü esasini günübirlik acentasinda sakli tutarak devam etmektedir soykirimciliga
Dolayli dosyalar sabikaliligini demokratik numaralarla yesilleyip pullayip
Aglamasini ve gülmesini toplu global kamlar karargahindan yönlendirip yönettigi
En kücük insan zaafiyetini dahi nerredeyse suc sayarcasina
Pembe etekleriyle ortalığı dolaşırken bahar avare
Bulaşacak çiçekler arıyor
Benek benek kelebek olup üstüne konmaya
Fenerleriyle çıkmış sokaklara kızılcık uzaklığı bir rüya
İki ağaç arasında kurulu yorgun bir hamak gibi gün boylarında salınmış
Üryan bir ses sızıyor akardiyondan
Eşi olmayan birlikteliklere hayatını kaydırınca insan
Böyle oluyoruz
....mmmmmmm kekreresince aksak ve tökezik
En sökülmez kerpeten uçlarından baskıya verilmiş neşriyatla
Diline düşüp birbirini yayınlatan anonsun
Dişi dudağı yapışkın tutkallaşmaların laçkası mmmmmmmmmm
Yılbaşı...
Hemen birgün sonrası insanın çırasını söndürende mey meze
Ocakbaşı yılsonuncusuyla müzelik..
Söz gitmiş..
Saz susmuş...
Saki kimbilir hangi zindanın dibinde kimliği belirsiz faile
Yesil sogan iklimi
Bahar bahar olunca
Dürüp taretazesini ki agzi bunda kokar diye tirtirtitreyen
Zaten sapitip azgina bozmustur durumsuzdünyasini
Yesil sogandan sonar
Ogle kahvesi kirintilik kurrabiye saat helebilmem nenin bucugu
Yine bazan dertler katında kollanmış kasnatlı
Bulutlanmış bulanmış başım...
Sanırsın şahlanan gökgürültülerinin atları değil de tezen,
Beni yokuş yola koşan aşk delisi küheylan
Gitmiş içmişim sanırsın
Süyemlerinden dertler süzen çalap dolap pınarlardan
Her derede ayrı bir su sesi
Ayrı bir rüzgar esmesi her tepede
Dalgasını geçmekten gönül ibrelerini kurcalayan radyo misali
Ahhh...nasıl suya yanmış nasıl..!
Sarı buğdayların aklı başından esmiş ılgııt ılgıt
Ak değirmenlerde un etme derdinde zor harman
Bir çıkar yol ararken kendine gece
Sokak lambaları kör ve kütüktü
Daire daire buz gibi odalarını dolaşmaya çıkan
Yalnızlıkla başı beraber makara
Çıldırmışcasına bir suskundan bir suskuna bütün evler
Sanki yeniden yapılıyordu o bildik virane
Ara yakınlığım pek mülayim
Gönlüm bağına bulanmış nice aşk
Çok silkelenmekten omzu yere düşen hervakit
İyi bak iyi...! Bu liman dümeni kırık seyran gemiler göçürür
Yağmuru sular gözlerimdeki sağnak, kalbim ıssısların denginde
Söğütlü dereler koynunda evlenmiş toprağımın..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!