Bahtina küsmüs de sanki yelden yorgun buluttan agir
Tutusup da sineleri yolunan esintiler saganak saganaga
Bayir yüzünde gecmis zaman dere tepe eski bir masal sancisi
Agriyan yeri neresi susar söylemeze kervan yikip
Yolcu yorgun hanci kardelen
Navruz daginda beldesi bagi lal ile
Ilık bahar rüzgarları esiyorsa
Tazelere tomurcuklanmış güzelliğin gün doğumudur
Topraktan aldığını toprağa
Işıktan süzüp demlediğini ışığa ve yağmurdan koparıp aldığını buluta
Dağda bayırda yurt tutmuş donatmış sırra kadimlerin çeşni çerağı
Huzuruna varıp gönlünü almak için allı pullu nergisin
Bir yol tutturmuş sonsuzu gidecek olurken hayalden hayale aşk
Hayatı güzellere doğurup doyurmalara hazırdı toprak, gizemlerin gebesi
Kovanlara bal yükleyen dağlar,
Kelebeğin kanatlarına sığınmış mülteci, ki bahar
Giden zamanlardan kalma izleri sürükleyen gölgelerin peşisırasıyla
Dünden kalma arılıklardaki yarına
Kimildadikca yaprak tülleri diken diken
Körpelesmis uyanmis kenger daglari cardakliktan meselige esip yürüdügü
Bir kapsalik vardi…
Cirasi calmasi hemencecik isli aristaklarin duvar yüzünde barinan
Kuhlede ekmege vurulmus har sokaklara sinmis sofralar üfürdükce
Kinali kuzular akistigi pinarlarda delisine melesip
Dili suskun dudagi titrek
Solmakta olan yüzün sönmekte olan sesin ve nefesin
Sureti olmayan yaban bir gölge gibi adsiz cisimsiz adressiz
Hergün yeni dogumlariyla can cekismekte olan bir zamanin
Kaskati kesik sert ve acimasiz
Naylon hayatlara posetlenmeden öncesi
Sümüksü
Sidik bulasmis naylon tezeginden cöpcatanlasarak
Bayat bir köpügün cünüplügünü derdest olup
Ev yikik
Daginikken kafa
Ve faniye göcüp gitmisken dünya diyar..
Siz...
Nazara feleğe fişmana filana bel bağlayıp da
Uğradığınız en ufak aksi şeyleri elalemin gözü değdi diye boncuk boncuğa
Siz...kurşundan kemiğe
Çerden çöpten nerde ne varsa
Siz... üste, başa, kapıya, köşeye, dağa,taşa, obaya ve ocağa ziincir zincire kolyelenip
Kim geçmiyor ki
Bu günden böyle nihanlı nihansız...?
Bu kışayazlarda böyle beyaz, soğukları karalara yazan yazıdan
Kim zemheriye aralar kurup gelincik solduran yazdan
Kim haberalmıyor ki...! ?
Telden
Herseyden ezilmis üzülmüs keder parcalari koparip
Bozulmakta olan seylerin eski halini temsil etsinlere müzelik
Herkes kendinden bir baskasi olmaya kiralik ve ödünc
Yeter sinirini bilmeyen doyumsuzlugun aclik ihtiyacina gerek kul gerek köleden
Mutsuzlugun gidebilecegi kadar dozdan arizalar bulandirarak
Kaynak yapilamaz seylere dahi
Eli cömertce yaşam sürgünü cepheleşmelere
Makineli tetikçilik eden
Yüreğinin yok canından hergün yongalar koparıp
Kendini kul yurduna kuklaşanların kostaklı keyfine
Edebince hoş tutmanın an be an azgın artırımlarıyla
Aynı hizaya raflanmış üstünde kamçısı eksik olmayan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!