Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Bir avuç dolusu çerçi çarsısı sıladünyası
Gezen bir garip, gezinen hep mecnun
Ocakları kuran sebep ateştir
Ateşleri yakan şey ille de yanmak derdinden bir dava
Gel zamana git zamana ha doğdu doğacak derken güleç yüzlü gün
Bir de bakmışsın ki

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Soguk nemli ve camurlu dönüs büküs cadde sokaklarindan
Son faytonlariydi galiba arnavut kaldirimli yollar taslar üstünden
Serseri cigliklar yüksek perdesindeperdesiz sazlar calarak
Pedal cevirip ekim iklimine kamci sallayan kirbacarla
Bisikletliyle muslukcular arasida zeytin yagi tenekesi ciceklerine vazo olan
Tastan toprakta örme catma evde turan arabacinin ati ölmüstü

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yüregime sorsan
Sana neler söyler, nasil sevilir öpülür hasret dinlesen
Hem özlenen hem de gözlenen kehleri ufuklari
Dolu dizgin toza dumana katarak
Bulutlara iltica yagmurlarin bagri yangin azadinda
Rüzgarin muhabbetiyle tutusup titreyen sonbahar akibeti gibi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Namideger Avrupa Birligi
Sanina namina ününe ünvanina yakisir kuru kafa korsann kabusugundan dogma büyüme
Dinegrisi papazkacti yagmaciliginin ganimet düskünü atom sektör sahibi hacli sefercisiydi
Dünyanin…
Istisnasiz tüm dünyanin en cok insanlik ölümüyle en fazla zerresi ziyansiz kazanca talip
Olabildigince avutulmus uyusturulmus toplumsal salaklasmalarin etkisiz tepkisiz kilinmasinin

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hem sefası hem cefasıyla çeşni alem, sırrı sevda, devri dünya...
Bütün herşey kafada ve kalpte olup bitiyordu
Bağda incir nar olsun
Dağda yaban çileği, denizde imbat, ormanda çam, bayırda çınar
İlmine erişmiş, iklimine yetişmiş insan değildiyse eğer
Düzeni dengesi elbette bozulurdu aşkın huzurun sevginin

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Binmişim tüm rüzgarlarımın atına, taş üstünde taş olaydı demişim, düşmüşüm yola bayır yamaç çayır çiçek bir dorukta bir düzlükte yağmurla arkadaş, poyrazla kafadar, güneşe yolculuğum var bilmişim . Bir çalımlık kibrit koyun cebimde, yalın çıplak deli divaneliğimin hayat pınarından oluk oluk yaşama sevinci sarhoşluğu içtiğime, kızıl topraklarında navruz da biten kızıktan soğuksu derelerine kurulu taşlar arasında ateş yakmışım, çoban pilavına ıslığımdan tiryakiler tutuşturmuşum, ömrümün azığına katık olsun diye azaplığına durup , Araf’larda esip geçen hırçın hercai bozkır öykülerinin.

… ve isli bir çaydanlık dağ pınarına yakın kuru keven közüyle alazlanmış söğüt dallarından ateşin harlandığı akşamın bir yerinde, tozu dumana katarak yelesinde poyraz uçuran yalım alaz atlar gibi akşama dolan dünyaya savuşup giderken, aşka yangın demlerde her vakit, heybesi saklı çalılar arasından, insanın gönlünde yangın, gözünde seyran ayaz tüten çoban çeşnisinden sofrası serili bir efkara , saatleri kurmadan, yaban yitik olmadan ve çıldıran siren düdükleri çalmadan, kuru toprağın bağrına sığınmış hasretin minderinde herkesin bir yıldızı vardır ya…. dolunayın ışıl ışıl şavkıyan düğününden selam sabaha yol alan.

Mayis / 25

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Portakal dilimleri renginde hüzünlü panayir
Dertli pinarlardan nefeslenmis rüzgarlari soluyan sohbetler söyler gibi kavala
Hatirasi bir mechul muammadan husus
Sirri cözülmes gizemlerle topraga serili kaysilar yazindan kavrulup kurumaya
Suretini büyülendigi ladesler icinde saklayan sisli dumanli daglarin
Kaybolmalara sürüklenmemek icin cirpinarak ötesi berisi cercici güzhani

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kırıldıkça kopuyor
Koptukça ne dal kalıyor ne diyar
Ortalığın git gide karardığı
Bütün izler yollar bozulduğu ve silindiği bellim belirsizlikte dünyayı sana kapatıyor
Her sokak bir başkasına köşe bucak gizlenmiş zindan labirentine meçhul muamma gardiyan geziniyorsa
Azalan ölgün ışıkların soğuk bedenini örtünüp bürünerek ekmekten oluyor sudan kesiliyor insanlıktan azalıyorsa

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gece yürür
Ay vurur büyüdükce büyüyen sessizligin inmis cökmüs semtine
Ve cogalan yildizlarin hayalkiriklariyla dolu bahtina mechul
Konup göcen duraklari güze sagnak
Bu da böyle bahar iste ve bu duldalarda dalsiz yapraksiz
Dumanlara bürünüp esen tozan yagmurlar

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Celse cürüm
Bütün bu kirli zehirli karanliklarin dibini tabanini siz ördünüz yaptiniz
Siz bu kisiliksiz karaktersizligin doyumsuz ac gözlülügünü
Suc belgesini konu derinligini ve sabika yükünü
Kahrini kinini öfkesini mutsuzlugunu gecimsizligini siz donattiniz düzenlediniz
Siz yiktiniz bu güzel dünya denen essiz benzersiz yapiyi

Devamını Oku