Sayı saymayı hiç bilemedim
O yüzden mevsimler göz açıp kapayıncaya kadar geçti
Ben ayları saymadığım için
Damla damla yaşlandım
Sonra damlaya damlaya göl oldu
Gözyaşım da o göle su oldu
Bir uçurumun kenarında dikilmekteydim
Hayattaki son adımımı atmak üzereydim
Birden bir el hissettim kolumda
Ama o eli daha önce görmemiştim
O elle bütünleşti vücudum anında
O elin elimle de bütünleşmesini istedim
Günaydın, yine ruhsuz bir güne merhaba
Kemiksiz kucaklaşmalarla karşılandın
Anlamsız kahkahalarla beynini yıkadın
Uyanmadan sabahlara merhaba
Günaydın, yine hissiz bir güne merhaba
İçimde her gün bir sen öldürdüm
Cenazesini kaldırdım geceyle beraber
Ama her doğan gün senin doğum günün
Doğarsın her sabah geceme güneşten evvel
Güneşimdin ya sen benim hani
Gözden çıkardım geleceğimi
Gördüğümü ve göreceğimi
Sevdiğimi ve seveceğimi
Umutlarımı kalbimden söktüm
Gözden çıkardım gözyaşlarımı
Şarkılar eskiden baki kalırmış, değişmezmiş
Şimdi hala fabrikada tütün sarsa da birileri
İstese de sigara içemeyecek hale gelmiş
Üstelik işçi olup işçi kalmak da artık bitti
İşçilerin tulumları sökülüp üstlerinden alınıvermiş
Onlar hep sevse de yağmurları, yağmurlar yağmazmış artık üstlerine
Doğru söylersen deli olursun
Yalan söylersen veli olursun
Hele bir göğü arkana alsan
En iyi kölelik yapan sen olursun
Bu oyunun kuralı bu olmuş
Burada her yer hep dört duvar
Dört duvar içinde yalnızlığım var
Hayat uzak ölüm yasak
Şuradan bir çıkış yolunu bulsak
Hapis değil bura başka bir yer
Önümde sallanan bir elmasın
Kafamdan sımsıkı bağlısın
Ve anladım ki sonunda
Sana değil sana koşmaya muhtacım
Bana bahşedilmiş bir havvasın
Heyecanlısın, farkındayım.
Henüz bir şey bilmesem de hissedebiliyorum,
Bana dokundukça ellerin,
Kalp atışlarının hızlandığını duyuyorum.
Duyuyorum ama sana sesimi duyuramıyorum.
Henüz konuşmayı bilmiyorum ama,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!