Sayı saymayı hiç bilemedim
O yüzden mevsimler göz açıp kapayıncaya kadar geçti
Ben ayları saymadığım için
Damla damla yaşlandım
Sonra damlaya damlaya göl oldu
Gözyaşım da o göle su oldu
Bir uçurumun kenarında dikilmekteydim
Hayattaki son adımımı atmak üzereydim
Birden bir el hissettim kolumda
Ama o eli daha önce görmemiştim
O elle bütünleşti vücudum anında
O elin elimle de bütünleşmesini istedim
Hayallerin gerçek olsun mu istiyorsun?
Büyük hayaller kurma,
Evde otururken gidip çay koymayı hayal et mesela,
Dile ki bu sefer demini iyi tutturasın.
Ya da mutfağa gittiğinde kahvenin bitmemiş olmasını iste.
Ya da biraz daha büyük oyna,
Darbe yapacakmış birileri
Bak burada yapılmışı var
Asker botu tekmeleyecekmiş bizi
Bak burada tekmelenmiş milyon popo var
Git önce hesap sor o botlara
Önce kara eylülü sorgula
Günaydın, yine ruhsuz bir güne merhaba
Kemiksiz kucaklaşmalarla karşılandın
Anlamsız kahkahalarla beynini yıkadın
Uyanmadan sabahlara merhaba
Günaydın, yine hissiz bir güne merhaba
İçimde her gün bir sen öldürdüm
Cenazesini kaldırdım geceyle beraber
Ama her doğan gün senin doğum günün
Doğarsın her sabah geceme güneşten evvel
Güneşimdin ya sen benim hani
Gözden çıkardım geleceğimi
Gördüğümü ve göreceğimi
Sevdiğimi ve seveceğimi
Umutlarımı kalbimden söktüm
Gözden çıkardım gözyaşlarımı
Şarkılar eskiden baki kalırmış, değişmezmiş
Şimdi hala fabrikada tütün sarsa da birileri
İstese de sigara içemeyecek hale gelmiş
Üstelik işçi olup işçi kalmak da artık bitti
İşçilerin tulumları sökülüp üstlerinden alınıvermiş
Onlar hep sevse de yağmurları, yağmurlar yağmazmış artık üstlerine
Doğru söylersen deli olursun
Yalan söylersen veli olursun
Hele bir göğü arkana alsan
En iyi kölelik yapan sen olursun
Bu oyunun kuralı bu olmuş
Burada her yer hep dört duvar
Dört duvar içinde yalnızlığım var
Hayat uzak ölüm yasak
Şuradan bir çıkış yolunu bulsak
Hapis değil bura başka bir yer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!