Bozkırın bağrında yetişen yiğit başaklar...
Toprak kokar avuçları, ter damlar alınlarından tane tane.
Yürekler bir çeşmedir; çağlar Yozgat'ın her yerinden.
Ve bir akşam alacası çöker Yozgat'ın üstüne.
Öfkem kadar katı, hüznüm kadar derin bir sevdadır.
Çamlığın tepesine yağmur iner gibi iner yüreklere.
Bozkır ürperir, kekik kokar.
"Gel." desen, kanatlanır gelirim.
Bulutlardan, dağlardan, Çamlık'ı aşar, düşerim yollara.
Bir türkü olur, diline düşerim.
"Git." desen,
bir bozlakta ince ince sızlayan tel gibi yüreğim sızlar.
Bir daha belki de hiç doğrulamam.
Bir karanfil söküğü gibi ayaklarım tutmaz.
Dizlerimin bağı çözülür.
Ellerim boşluğa uzanır, tutunacak bir dal arar.
Ve akşamüstü bulutları damla damla hüzün döker Yozgat'a.
Gitmek dedikleri,
yüreği Yozgat'ta bırakıp
bir ömür yağmur olmaktır uzaklara.
Bakır güneşlerde yanmış, ayazlarda yoğrulmuş; Sürmeli'nin gözlerinde kaybolmuşum.
Bu sevda, ne sadece bir türkü, ne bir nefestir.
Bu sevda, kıtlığa inat bozkırda yeşeren bir buğday tanesidir.
Şiirimin adı bu yüzden Memleket Sevdam.
Çünkü sevdam, Yozgat'tır.
Kayıt Tarihi : 27.02.2026 22:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!