Pakette kalan son sigaraydı bu. Gittikçe uzaklaşıyor, zayıflıyordu çocuk sesleri. Yok olmaya mahkum bir dirimselliği yaşıyor olmalıydı.
Coşkular ona göre değildi, söyleyişler ağıtlı, gözlerinden öptüğü geçti aklından bir an. Otobüs duraklarından nefreti bir kat daha artmıştı. Gecenin kör karanlığında yalnızlık dostu, sessizlik düşmanı. Bir çekirgenin sesi bile korkunçtu o an. Masmavi değildi şimdi gökyüzü. Yüreği unulmaz bir sancıyla kıvranıyor, gözyaşları burgaçlanıyordu. Acaba erecek miydi ilk yaza. Kızgın volkanların dumanını içine çekecek miydi hasretle.
Şimdi tütün kokulu bir ağızdan sevi muştusu bekliyordu. Yol üstünde bir çiğnem mutluluk satanı görebilseydi. Önüne gülücüğü hiç tatmamış duygu kırıntıları çıktı. Yumruklarını sıkıyordu nedenini bilmeden. Açtı birden bire. Yeni buluşların aydınlığı gözlerini kamaştırdı.
Künyesini okuyorlardı. 2. taburdan............................. Mutluluk kapışan çocuklardı yerde kavga eden. Bir atımlık sevinç olmak istiyordu mavzerde.
Gün gelir bir damla olurdu deniz. Başka duyularda kendini unuttururdu bilmeden. Kendini sorgulama zamanı gelmişti. İlk yaz nasıl tutulur?
Son sigara da bitti baksana! ........
..
Savrulup dururken hayat
En sarsılmaz yerindeydik zamanın
Düşlerde yolculuktu belkide aşk
Belkide apansız bir ölümün
Kollarında can veriyordu,son serüvenci...
Akıntıya kürek çekmekti belkide sevmek
..
Bu denizin dibi yok,düşüyorum
Bu sensizlik, sağır sessizlik
Benden çok yol yorgun,yıkılıyorum
Bu adımlarım, sensiz koca bir eksiklik
Yaşıyorum, görüyorsun,belkide duyuyorsundur
Ölümü içime gömdüm, yanımda ölüm yatmakta
Belki bir karga çığlığı oluyorumdur
..
Her gece aynı sessizlik dört duvar arasında
Yine başladı yanlızlık bitmeyen gecelerin ardında
Hangi yana baksam sen varsın her an yanı başımda
sesini duyar gibiyim sevda dolu şarkılarımda
Gezip dolaşsam diyorum ıssız,karanlık sokaklarda
Otursam yanlız başıma o çilekeş kaldırımlarda
Uyusam sessizce yıldızlardan yapılı yorgan altında
..
Sessizlik;
Mengeneye direnen tekdüzelik,
Umudu katleden gerçeklik,
İnadına yaşama mağlubiyeti,
Ulaşılamayanla uzlaşan kıskançlık.
Geçmişe tokumsu,
Geleceğe hep açlık,
..
Şu umut yok mu?
İnsanı
Yollara düşürür hep
Şu yollar yok mu?
Umudu
Karanlığa sürükler hep...
..
Hüznün en kaypak zulası
Balçık yüreğinle yüz göz olma vaktidir.
Bak, yine sırdaşın oldu sınırdaş acıların.
Susana ses vermek adetin değil
Değme gönül de yetmez dillendirmeye
Dil olsan kemiği elinde değil.
Konuşsan sesini bir sen duyarsın
..
Bende istiyorum herşeyim olsun
Bir elim yağda bir elim balda olsun
Hem arabam, hem evim, hem işim, hemde çok param olsun
Ama herşeyden önemlisi sağlık mutluluk olsun
Senden ayrı gecelerdeki sessizlik
Kahretti beni hep senli sensizlik
..
Ağaçlar denize doğru gidiyor,
Sessizlik geceye
Bir rüzgar alıyor,
Deniz üstünde dolaştırıyor beni
O koydan bu koya
Tatildeyim
Regaldeyim.
..
Elimi uzatınca tutacağım sanki
Ama dokunamıyorum bile!
Küsüp sırt çevirmişler.
Umutla hüsran arası bir devinim,
Sessizlik, huzur ardına gizlenmiş
delice bir kalp çarpıntısı,
Ebedi dostluk...
..
Sonu görünmüyor sensizliğimin…
Bir hoşça kal’ın ardından el sallayışın yok nicedir
Kaç mevsim geçti bilmiyorum
Bazen günleri bazen ayları ve çoğunlukla da yılları karıştırıyorum
Sanırım seni yolculadığım gündeyim hala…
Bir eylül gecesinde gelmiştin ve içimi ateşe verip gün doğumuna saniyeler kala gittin.
O zamandan beri bir ummanı söndürmeye çalışıyorum okyanus aşan gözyaşlarımla…
..
bir özlemin adıdır sessizlik
yaprak kıpırdamaz, gül açmaz olur
sular durgun, sözler yorgun olur
sessizliktir sensizlik
özlemin en can alıcı noktasıdır ismin
düşler yarım yamalaktır
..
Ne güneş, ne mehtap, ne martı sesi;
Sessizlik çöküyor artık sessizlik...
Her akşam,her gece veda ertesi;
Sensizlik koyuyor, bana sensizlik...
İnanki; yokluğun her şeyden beter,
Aklıma düştükçe kalbim ah çeker...
..
SONBAHAR
Gönüllere ekerken hüzün tohumunu
İnsana hisettirir sıcağın yokluğunu
Yaprağa işlemiş bir hüzün sarısı
Kalplerde canlanır sessizlik acısı
..
Ben yetim,ben öksüz
Kaldım bir başıma boş odada
Soğuk ve sessiz bir oda
Köşede oturdum tek başıma
Üşüyorum bu karanlık odada
Kimsem yok hayatta
..
Gün gene bitti , hava karardı
Şehrin üstünü bulutlar sarıyor
Ürkütücü bir sessizlik hakim
Ama sen gelde bana sor içimdeki aydınlığı
Dışarı çıksam etrafı aydınlatırım herhalde
Etrafı bulutlar sarıyomuş vız gelir
Öyle biri beni sarmişken
..
yaşamın kıyısında yüzerken
fısıltılardan geçilmez olur bu mahalle
her tarafta fani avcıları
dört yanımda asma katlı binalar ve bu fısıltılar
derin derin nefes almaya çalışırken
kulağımdaki fısıltılardan sonra
büyük bir sessizlik var istanbul da
..
Odamdaki sessizlik bugün farklı mı kokuyor?
Yoksa yalnızlığın uğultusu mu penceremden sızdı?
Yüreğimdeki dalgalar, hırçın dalgalar, çarpıyor göğüs kafesime,
Dilsiz değilim ama anlatamıyorum kimseye.
Gözlerim ufukların en derin yerlerinde kayboluyor,
Gözlerim baktığı yerlerde seni arıyor,
..
Yalnızlık yolcu ediyor beni
Sessizlik ağlıyor arkamdan
Ve acılar el sallıyor
Gidiyorum bu şehirden
Gidişine alışamadan
Geleceğini beklerken
..
Çok bekledim bu kıyılarda o umduğum molayı.
Bütün şehir uyudu, bir ben adımladım burayı.
Dost tuttum kendime kapkara suları ve Ay’ı.
Bir bütün olmuştuk, başımda toplamıştım fırtınaları.
Devam edip gitti, değişmedi hiç, her gece aynı hava.
İçimde bir umut, dalıp giderken karanlık sulara.
..



