Seninle güzelim ben.
Ben seninle varım.
Sensiz koyu sessizlik.
Sensiz körüm,sağırım.
..
Sensizlik,bende sessizlik oldu içimde
Gün doğmuyor sen olmayınca
Gündüzler bende hep bir gece
..
Serin sessizlik uçurumu bir adım ötende
Rahat bir nefes almak için çok geç
Uygun bulunan yerde, uygunsuz, orantısız his molası verilmeliydi.
..
Sabahları kim eşlik eder,bülbül şakımaları na
Sevda çeken bir yürekten başka,
Sanma ki bülbül sesine aşığım
Sessizlik benim yol arkadaşım.
..
Yaprak kımıldamıyor dışarda
Büyük bir sessizlik var
Ama fırtınalar kopuyor içimde
Çünkü bende sensizlik var
..
Bir köşede bulsa dudaklarım dudaklarını.
Yanlız o sessizlik duysa sana duyduklarımı.
Seni sensiz bana saran hain kader ağını;
Ah, ah bir yırtsam da aşka açsam kanatlarımı.
..
Geçici karanlıklara güneşin merhaba demeye koyulduğu, yağmur sonrası bir gün batımıydı gözümüze çarpan sessizlik... Sessiz ufuklara süzülen, özgürlüklerini umarsızca yaşayan, sessiz, sakin ama bir o kadar da huzur dolu kuşların kanat çırpışlarıydı dingin sulara eşlik eden...
En yeşil umutların bile geçici karanlıklarda kaldığını gördüm. Ebedi olmayan yalnızlıkları hissettim içimde o an... Sarıya çalan bu akşam üstünde, güneşin batışının bile umutsuzluk değilde, yeni umutlara atılacak bir adım olduğunu anladım...Batan güneş yeniden doğacaktı...Boş kalan banklara nice insanların gelip oturacağı gibi, parçalanan yüreklerimizde sevgi yeniden taht kuracaktı...Belki bir kuş uçuracaktık yüreğimizden, tüm ümitsizliklerimize inat sevgiye,barışa,umuda...Yalnızlığın gölgede kalan yeşil yapraklar gibi geçici oluşuna...
O akşam üstünden sonra korkmadım karanlıklardan, korkmadım yalnızlıktan...Biliyordum ki güneş her daim tekrar doğacaktı, sarı ufukların ardında kalan karanlıklardan....
..
Saatler takriben aynı çok uzun bir yorgunluğun ardından yapayalnız kalmış bir kadın içinde sessizliği korumakta körfeze bakan büyük pencerenin ardında dalmış gözleri denize doğru... Bu sefer kadehlere küsmüş almamış bir yudum alkol elinde sigarası more bir onun tutsaklığında birde ağlamıyor kadın kararlı...
Tanıyor biliyorsun elinden tutup sıkılıncağa kadar yürüdüğün o çiçek satan kız çocuğunu nasılda akıllı nasılda kararlı birkaç buket çiçeğini satmak adına ve içinde sakladığı büyük korkusuyla...
Seyrederken yağan yağmur sonrası geceyi demekki birisi varmış baktığı noktada kalabalıklarda yalnız,tıpkı pencerenin ardındaki kadın gibi biriktiriyormuş beynine hucum eden kelimeleri paylaşmak için önce klavyenin tuşlarına sonrası ya sonrası?
Birkaç gün öncesi kalabalık evinde sevdiklerinle paylaşırken neşeyi şimdilerde kocaman bir sessizlik kahreden yalnızlık duvarlar tokat üstüne tokat atarken en çokta yüreği üşüyordu...
..
Geceyle doğan sessizlik,
başlayan can şöleni.
Açlık, gereksinme
ya da hiç.
Sessizlik şekiller
çizerken göğümüze,
birden uzanan görüntüler
..
Yorgunum yine meçhul bir sessizlik
Duygularda bir sis yaklaşıyor mu yeis
Ne yapsam bilmiyorum bir şifa ver Ya Rabbî
Veren de sensin alanda sensin Ya Rabbî
..
Kuruyup çatlamış toprak, suyu çekilince gölün,
bakımsız kalmış gibi, uzayıp birbirine karışmış sazları,
değer değmez tenine, hiç değişmeyecek bir iz kalır zannedersin suyun üzerinde,
her baktığında oradadır dokunuşun, parmağına kokusu sinmiştir, yıkasan geçer mi bilemezsin.
kulağının arkasına üfler, dalgaların sesi, sesini çığlığa dönüştürür ayın kırmızı yüzünde,
ne kadar yakındır oysa içinde kaybolmak, ne kadar yakın
karışıp ıslaklığına, tenini soğuk/sıcak bir efsaneye kavuşturmak.
..
Bir nehir gemisi gibi kayıyorum
Takımyıldızlarının arasından
Pruvamın yardığı dalgalarla patlıyor
Derimin altında yaşayan evren derken
Uzun sürüyor bakışındaki sessizlik
Sözü ilk keşfeden insan
..
Şu An; “BEYAZ DİŞ” Romanından Derlemede Bulunacağım! .
“BEYAZ DİŞ” Adlı Romandan Cümleler Derleme Çabam=001=
=AV PEŞİNDE=
/ Nehrin He İki Yanını, / Ladin Ormanları Kaplamıştı! . Ağaçlar İse, Az Önce Esen Bir Rüzgar Nedeniyle, / Birbirlerine Yaslanmış Duruyorlardı! . / Sessizlik Hakimdi! . / Bir Yaşam Vardı! . / {Kitap Adı: BEYAZ DİŞ – Kitap Yazarı: Jack LONDON – ANTİK DÜNYA KLASİKLERİ/İSTANBUL/2006 – Tercüme: Sümeyya SARICA – Sayfa:009, Paragraf:01-03, - Cümle Derleme: Kemal KABCIK/ANTALYA/20 Eylül 2013 Cuma 01:56:43}
..
Kâr Değil Yalnızlık Yağar Bu Kente, Yokluk Sen Olur Üşütür Sol Yanımı,
Kâr Değil Sessizlik Yağar Bu Kente, Çınlatır Kulaklarımı, Ağlatır Cızırtıları,
Kâr Değil Çaresizlik Yağar Bu Kente, Çare Sen Olur Isıtır Avuçlarımı,
Kâr Değil Bereket Yağar Bu Kente, Bereket Allahtan Olur, Kul Nasipten Yana...
..
bu sessizlik bu suskunluk
ve bu boşluk
yuvalanmış varlığıma
her şey yarım
eksik her şey
tebessümlerim bile yabancı bana
mekik dokuyorum
..
Siklamen rengi sessizlik yine koyuverdi kendini büyük bir gürültüyle. Yapayalnız. Yürek gümbürtüsü koyu bir kahvenin sıcaklığını deldi geçti. Buza kesti düşünceler. Yıldızlar bulutların ardına saklandı. Vuruldu tüm aşklar. Kansız bir darbe daha yaptı gece.
Soğuk yataklarda çırılçıplak özlemler. Özlemler çok yakında. Yakınlar uzaklarda. Yalnızlıkla kol kola sinsi mutluluk. Ayartılmış, ayırtında değil. Elde yabancı bir umut. Saklambaç oynuyor duygular.
Dudaklarından yayılan sözcükler dudak kıvrımlarına takılıp orada kalıyor. Duyulmuyor istekler. Beyaz kombinezon yavaşça düşüyor üzerinden. Ufak ateş canlanıyor ama yere serilmiş post ıslak. Islaklığı ne bana yarar, ne de çiçeğe can verir. Çıplak bedende dokunulası mahremiyet. Öpülesi dudaklarda şehvetin dansı. Arzular ellerinde kırbaç, yatakta çıplak özlemler ve suskun gece.
Yarına küskün gözler. Düşlerde yaşanan aşk, yasak gece. Sen neredesin? Ben kimim; kiminleyim? Soğuk yatakta yapayalnız.
Düşlerim sakıncalı. Yatağım yangın yeri.
Umutlar bir balona bağlanmış, kim bilir hangi bulutta? Birbirinden ayrı yüzler, ayrı yürekler, ayrı düşünceler.
Beyaz bir tene dokunup yanmak dururken düşleri yakmak yanlış. Doğrular saklanmışken ne mümkün tutabilmek kızıl rengini susamışlığın? Yakalayıp düşlerdeki gerçeği hayata geçirmek en güzeli. Düşler sakıncalı, cesaretten eser yok. Tarihi eser kaçakçıları onu da bir yerlere kaçırmışlar.
..
Kendime bir yol bu; ve sadece ölülerin gördüğü
çok eski bir yalnızlığın kendini ihbarı gibi
biliyorum kendimi, ve o yüzden ölüyorum
sen intihar zannediyorsun
senin şans dediğin bir oyunun son taş’ıyım belkide
her gece ve her gündüz boş duvarların ardında
..
fırtınalı denizlerin ortasına demir atmış
bir balıkçı teknesi, ömür dediğin
hayal okyanusunda anılar sahile vururken
yelkovan akrebin peşinde
saniye sarılmış kadranın omzuna
sessizlik,
sessizlik çığırtkanın gırtlağında
..
Ani bir ses size ait olmasın isterdim
Sessizlik olsun isterdim içinizde sessizlik…
Elbet kaparsınız siz de bir gün
Sesten kanlanmış gözlerinizi
Umarım o zaman bulursunuz
..



